YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7198
KARAR NO : 2023/847
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/635 E., 2015/231 K.
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … Müdafii, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … Yılmaz müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nu 318 inci maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul (Kapatılan) 73. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/635 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 54 üncü maddesi uyarınca 2’şer yıl 1’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve suça konu belgelerin müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin temyiz isteği, sanığın suça konu belgeleri sahte olduğunu bilmeden yerden aldığına, tanık anlatımlarının sanığın savunmasını doğruladığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, somut delillerin gerekçeli kararda karşılanmadığına, eylem tek suç oluşturduğu halde artırım yapılarak lehe olan hükümlerin uygulanmasının engellendiğine ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğüne bağlı kolluk görevlilerince düzenlenen 29.03.2014 tarihli tutanakta; durumundan şüphelenilerek durduralan sanık …’ın yapılan kaba üst aramasında, Ayşe Beyazıt adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile pasaportun bulunduğu, her iki belgedeki kimlik bilgilerinin birbiriyle uyumlu olduğu, nüfus cüzdanının soğuk damgasının ve seri numarasının sahte olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05.04.2014 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte oluşturulduğu, pasaportun ikinci sayfasındaki pasaport hamiline ait fotoğraf ve kimlik bilgilerinin bulunduğu önceden mevcut orijinal sayfa yüzeyinin soyularak çıkartılmış olduğu, halen mevcut fotoğraf ve kimlik bilgilerinin bulunduğu sayfa yüzesinin ise sahte olarak hazırlanmasından sonra mevcut yerine sonradan monte edilmiş olduğu, her iki belgenin de aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
3. Suça konu belgeler üzerinde Mahkeme tarafından yapılan incelemede; orijinal pasaport ve nüfus cüzdanlarına benzer özellikte olduğu, nüfus cüzdanının soğuk mühür taşıdığı, her iki belgenin de uzmanlığı olmayan kişilerce sahteliğinin anlaşılamayacağı ve aldatma niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Sanık … savunmasında; suça konu belgelerin kendisinde durması için sanık … Yılmaz tarafından verildiğini, sanık …’un sahte nüfus cüzdanı ve pasaportu yerde bulduğunu ve kendisinden karakola vermesini istediğini, ancak çalıştığı için karakola götüremeyeceğini söylediğini, onun da kendisine kahvehaneden alacağını söylediğini, belgelerin sahte olduğuna dair bir bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Sanığın 29.03.2014 tarihli kolluk beyanında ise; sanık … Yılmaz’ın acil işlerinin olması nedeniyle suça konu belgelerin kendisinde durmasını istediğini, sonradan gelip alacağını söylediğini beyan etmiş, sanık … Yılmaz’ın belgeleri yerde bulduğuna ve ondan karakola götürmesini istediğine dair bir beyanda bulunmaması nedeniyle mahkemece çelişki nedeniyle sorulduğunda; Mahkeme huzurundaki beyanının doğru olduğunu ifade ettiği görülmüştür.
5. Sanık … Yılmaz savunmasında; Abide-i Hürriyet Caddesinde yerde suça konu nüfus cüzdanı ve pasaportu bulduğunu, belgeleri polise teslim etmeyi düşündüğünü ancak acele işleri olması nedeniyle, önceden iş yerinde çalışan sanık … isimli arkadaşını gördüğünü, bu belgeleri işi bitene kadar elinde tutmasını daha sonra gelip alacağını söylediğini, sanık …’in de kabul ettiğini, belgelerin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … Yılmaz Müdafii ve Sanık …’ın Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanması Nedeniyle Fazla Ceza Tayin Edilmesi ve Bu Nedenle Lehe Olan Hükümlerin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda aynı anda ele geçen suça konu sahte belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge sayısının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … Yılmaz müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
a. Adli Emanetin 2014/6604 sırasına kayıtlı bulunan suça konu nüfus cüzdanı ve pasaportun dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderelerine karar verilmesi,
b. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul (Kapatılan) 73. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/635 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık … Yılmaz müdafii ve sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.