YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1887
KARAR NO : 2006/9426
KARAR TARİHİ : 09.10.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde tarflardan kimsi gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 30.1.2002 tarihli sözleşmeye istinaden ticari ilişki bulunduğunu ve cari hesap bakiyesi 9.959.779.190 TL alacaklı olduklarını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, 30.1.2002 tarihli sözleşmedeki imzanın şirketlerini temsil ve ilzama yetkili kişiye ait olması nedeniyle sözleşme hükümlerinin kendilerini bağlamayacağını, satın alınan mal bedellerinin ödendiğini, taraflar arasında vade farkı uygulaması bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen menfi tesbit davası ile, davalı … AŞ nezdinde bulunan tarihsiz 50.000.000.000 TL bedelli çekin iade olunmadığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tesbiti ile çekin iadesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki 30.1.2002 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu ve davacının alacaklı olduğu miktarın 10.036.220.906 TL olarak tespit edildiği ancak talep ile bağlı kalınacağı, davalının borç alması nedeniyle teminat çekinin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle yanlar arasında imzalanan sözleşmede tanınan vadeyi aşan ödeme yapılması halinde vade farkı uygulaması yapılacağının kararlaştırılmış bulunmasına ve davalı-birleşen davacının borçlu olması nedeniyle çekin teminat fonksiyonunun devam ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 9.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.