YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1729
KARAR NO : 2008/8953
KARAR TARİHİ : 26.09.2008
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Tarih : 26.09.2007
No : 114-229
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki, rehin şerhinin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Şirket Temsilcisi ile vek.Av…. ve Av. … ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının kullandığı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davalıya muhtelif taşınmazlar üzerinde ipotek verdiği ve ayrıca iki adet araç üzerinde de rehin tesis edildiği, davacının kullandığı kredilerin 13.12.2005 tarihi itibari ile ödendiği ve davacının davalı bankaya kredi borcu kalmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava kredi borcunun ödenmesi nedeniyle ipoteklerin fekki ile rehin şerhlerinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı banka vekili, davacı ile dava dışı … Ltd.Şti.nin müvekkili bankadan kredi kullandığını, … Ltd.Şti.nin bankadan kullandığı kredilerin bir kısmını geri ödemediği ve hukuki tahsil sürecinin başlatıldığını, takip süresinde yapılan istihbaratta … Ltd.Şti. ile davacı şirketin ortaklarının kardeş olduğu ve davacı ile birlikte hareket ettiklerinin anlaşıldığını, … Ltd.Şti.nin bütün menkul ve gayrimenkul mallarını muvazaalı olarak devrettiğini, iki şirket arasında ticari sınırları aşan ilişki olduğunu, bu nedenle davacının teminatlarının serbest bırakılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, uyuşmazlığın davacı şirket ile dava dışı … Ltd.Şti.nin el ve işbirliği içinde hareket edip etmedikleri, başka bir anlatımla adı geçen şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı noktasında toplandığını, tüm dosya içeriği ve bilirkişi raporu ile davacı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğu, aynı şirket olduğu yönünde hukuki görüntü yarattığı, ayrı tüzel kişilikleri bulunsa da mal varlığına ve yönetime aynı kişilerin sahip bulunduğu, … Ltd.Şti.nin kredi borcu ödenmedikçe davacının borcuna karşılık tesis edilen ipotek ve rehinlerin kaldırılması isteminin dürüstlük kuralına uymadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı bankanın davacı ile dava dışı şirket arasında varlığını ileri sürdüğü fiili ve ekonomik bağlantılardan hareketle dava dışı şirkete verilmiş olan kredilerin fiilen davacı şirket tarafından kullanılmış olduğu yönündeki iddiaların perdeyi kaldırma teorisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, iki şirket arasındaki fiili bağlantıların yeterli olmadığı, davacı defterleri ve banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede dava dışı şirket tarafından alınan kredilerin bire bir karşılığının davacının hesaplarına aktarıldığına ilişkin bir kayda rastlanılmadığını, kesin bir kanaate varabilmek için dava dışı şirketin yasal defter ve belelerinin ibraz edilmesi gerektiği yolunda görüş belirtilmiştir.
Davalı banka vekili, 14.12.2006 havale tarihli dilekçesi ile dava dışı şirketin defterlerinin incelenmesini talep etmiş ve dava dışı şirketin defterlerini de delil olarak göstermiştir. Mahkemece dava dışı şirkete Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği gerekçe olarak gösterilmiş ise de; dava dışı şirketin Ticaret Sicili’nden adresi sorulmadığından, tebligat yapılan adresin dava dışı şirketin Ticaret Sicili’ndeki adresi olup olmadığı anlaşılamamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, dava dışı şirketin Ticaret Sicili’nde kayıtlı adresi tespit edilip, bu şirkete tebligat yapılarak anılan şirketin defterlerinin incelenmesi sağlanarak tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.