YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18515
KARAR NO : 2023/1171
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/68 E., 2015/55 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2015/68 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan …’na yönelik eylemi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına;
b) Katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis, 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına;
c) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına;
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiş.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 09.11.2014 tarihinde araç kiralama işi yapan katılan …’ın iş yerine gelip, aslı ele geçirilemeyen … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile sürücü belgesini ibraz ederek, katılan … adına kayıtlı 06 FJ 3582 plakalı aracı 5 günlüğüne kiraladığı, daha sonra kiraladığı bu aracı 12.11.2014 tarihinde katılan …’e ait kimlik bilgilerini içeren kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanı ile 16.000,00.TL bedel karşılığında, Altındağ 1. Noterliğinin 12.11.2014 tarihli araç satış sözleşmesi ile katılan … adına çıkartılan vekalet ile sattığı ve aracın katılanın kızı Selma Tümen adına tescil edildiği, katılan …’in kiralanan aracının geri iade edilmemesi ve haricen aracının sahte kimlik ile bir başkasına satıldığını öğrenmesi üzerine olayın ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
2. Sanık …, aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamaları inkar ederek, olayla bir ilgisi bulunmadığını, katılanların teşhis işlemini kabul etmediğini, insanların birbirine benzeyebildikleri şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Katılan …, aşamalarda alınan beyanlarında, oto kiralama işi yaptığını, olay tarihinde iş yerine gelen ismini … olarak tanıtan, bu isme ait nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi ibraz eden sanığın 5 günlüğüne araç kiraladığını, ancak kira süresinin bitiş tarihinde aracı teslim etmediğini, yaptığı araştırmada bahse konu şahsın … olmadığını ve aracını başka birine sattığını öğrendiği şeklinde anlatımda bulunmuş; yapılan fotoğraf teşhis işleminde ve duruşmada sahte kimlik ile kendisinden araç kiralayan şahsın sanık … olduğu şeklinde teşhiste bulunmuştur.
4. Katılan …, aşamalarda alınan beyanlarında, olay tarihinde kendisini … olarak tanıtan, ev alacağını ve bu nedenle aracını satacağını söyleyen sanığın, yapılan pazarlık sonucunda 16.000,00 TL’ye aracı noterden satış sözleşmesi ile sattığını, aracı kızı adına aldığını ve emniyette aracın kızı adına tescil edildiğini, olayın ortaya çıkması üzerine aracın gerçek sahibi diğer katılanın kendisinden aldığını, 16.000,00 TL zararının olduğu şeklinde anlatımda bulunmuş; yapılan fotoğraf teşhis işleminde ve duruşmada sahte kimlik ile kendisine araç satan şahsın sanık … olduğu şeklinde teşhiste bulunmuştur.
5. Suça konu katılan … ile sanık arasında yapılan 09.11.2014 tarihli araç kira sözleşmesi fotokopisi ve Altındağ 1. Noterliğinin 12.11.2014 tarihli araç satış sözleşmesi fotokopisinin katılan … tarafından dosyaya sunulduğu tespit edilmiştir.
6. Mahkemece, sanığın, … sahte kimliği ile araç kira sözleşmesi yapmış olması ve … sahte kimliğiyle aracı noter sözleşmesiyle katılana satması eylemleri nedeniyle, zincirleme şekilde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede sahtecilik suçundan; katılan … adına düzenlediği sahte nüfus cüzdanı ile aracı noterde satması eylemi nedeniyle katılan …’na yönelik kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan; … sahte kimliği ile suça konu aracı kiralama eylemi nedeniyle katılan …’e yönelik dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Katılan …’na Yönelik Eylemi Nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasında, tekerrüre esas alınan ilamın mahkeme adının “Samsun 5.Asliye” olarak yazılması gerekirken, “Samsun 5 Ağır” olarak yazılması maddi hata olarak değerlendirilerek, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/872 Esas ve 2011/237 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetine konu olan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınması karşısında; 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılıp sonucuna göre bu ilam ya da sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer hükümlülükleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Katılan …’e Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılan …’na Yönelik Eylemi Nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2015/68 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Katılan …’e Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2015/68 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.