Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11817 E. 2023/1475 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11817
KARAR NO : 2023/1475
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/188E,2015/270K
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2015 tarihli ve 2014/188 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulamasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, herhangi bir sebep belirtmeyerek, hapis cezasının adli para cezasına veya ertelemeye çevrilmesine ilişkin temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde şüphelinin 09.02.2014 tarihinde karıştığı bir hırsızlık olayı nedeniyle kullanıp terk ettiği araç içinde yapılan aramada şikâyetçi …’un kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan emanete kayıtlı sahte sürücü belgesinin ele geçtiği anlaşılmıştır.
2. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün BLG-14-557 sayılı uzmanlık raporuna göre, inceleme konusu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği, belgede fotoğraf üzerine gelecek şekilde oluşturulmuş soğuk mühür izi bulunması nedeniyle ve yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
3. Mahkeme tarafından suça konu belgenin, … adına düzenlenmiş sürücü belgesi olduğu, ön ve arka yüzünde gerekli bölümlerin doldurulmuş olduğu, arka yüzünde belge sahibinin imzası, düzenleyen görevlinin imzası ve belge sahibinin kan grubunun yer aldığı, ön yüzünde, fotoğraf ve fotoğraf üzerinde çevre ile uyumlu izleri birbirini takip eden soğuk damganın bulunduğu, gerçek belge ile yapılan karşılaştırmada aralarında bir farklılık olmadığı, sahteliğinin basit bir inceleme ile anlaşılmasının olanaklı olmadığı, fotoğrafın huzurdaki yakınıcıya ait olmadığı tespitinde bulunulmuştur.
4. Sanık, para karşılığı sahte sürücü belgesi düzenlettiğini belirterek suçlamayı kabul etmiştir.
5. Mahkemece, sanığın üzerine atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçu sübut bulduğundan mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün gürülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2015 tarihli ve 2014/188 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrüre ilişkin paragrafta yer alan; “ İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/389 esas sayılı hükmü ile verilmiş ve ceza süresi 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası olan ” ibaresinin çıkarılarak yerine, “Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/562 Esas ve 2012/924 Karar sayılı” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.