Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/8530 E. 2023/670 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8530
KARAR NO : 2023/670
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/184 Esas, 2020/410 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 34.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2021/336 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkemece tevsii tahkikat taleplerine ilişkin karar verilmemiş olup, delil toplama haklarının kısıtlandığına,
2. Sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığı iddia edilen …’ın mahkemede dinlenilmediğine,
3. Dinleme kararına konu GSM hattının sanığa ait olmadığına ve tapelerde uyuşturucu madde satışına ilişkin görüşme olmadığına,
4. Yapılan teşhis işlemini kabul etmediklerine,
5. Fiziki takip tutanaklarının tek taraflı olarak tutulup, çelişkiler arz etmesi sebebiyle itibar edilmemesi gerektiğine,
6. Şüphe ve aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak sanık hakkında hüküm tesis edildiğine,
7. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
8. Google maps yöntemiyle veya harita mühendisi olmayan bilirkişi tarafından yapılan ölçümün sağlıklı olmayacağına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, sanık hakkında uyuşturucu madde satışı yaptığına dair muhbir görüşme tutanağı, fiziki takip tutanakları, tape kayıtları, 2 ayrı olayda haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıklar … ve …’in sanıktan eroin maddesini satın aldıklarına dair beyanları, tanıklarda aynı tür eroin maddesinin ele geçirilmesi ve tanıkların sanığı teşhisleri, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda satış yapılan yerin okula 134.2 metre mesafede olması hususları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suçtan kurtulmaya dönük savunmasına itibar edilmeyeceği anlaşılmakla, sanığın tanıklar … ve …’e farklı zaman diliminde eroin ihtiva eden uyuşturucu maddeyi satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2018/7333 sırasında kayıtlı emanet hakkında talep halinde İlk Derece Mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca belirlenen 16 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapılması üzerine 20 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası yerine 20 yıl 7 ay hapis cezası belirlenmiş ise de, aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucu netice cezanın 17 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası olarak doğru belirlenmesi nedeni ile sonuca etkili olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, delillerin takdir ve tayinine ilişkin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca her ay bir taksit olacak şekilde 24 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” hususu belirtilmeyerek aynı kanunun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2021/336 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasında sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına “… geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenilmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.