YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/628
KARAR NO : 2023/2202
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/861 E., 2022/339 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2014 tarihli ve 2013/754 Esas, 2014/445 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraate ve başkasına ait kimlik veya bilgilerini kullanarak iftira suçundan 268 inci madde delaletiyle 267 nci maddenin birinci fıkrası,269, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2014 tarihli ve 2013/754 Esas, 2014/445 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2017/10887 Esas, 2019/11375 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2019/861 Esas, 2022/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ıncı maddesinin birinci fıkrası , 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/153325 numaralı tebliğnamesinde, mahkumiyet hükmünün kurulduğu 01.07.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolduğundan, kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık kendisine verilen ceza yönünden temyiz hakkını kullanmak istediğini beyan etmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanık hakkında mahkumiyet hükmünün verildiği 01.07.2014 tarihinden sonra bozma üzerine sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 12.04.2022 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği, bu nedenle 8 yıllık asli zamanaşımının mahkumiyet hükmü ile kesilmiş olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2017/10887 Esas, 2019/11375 Karar sayılı bozma ilamında sanığın eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğunun belirtilmesi ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen sanığın eylemi ikiye bölünerek başkasına ait kimlik veya kimlik kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan beraat, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Kabule göre de; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2019/861 Esas, 2022/339 sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.