Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/1141 E. 2023/2517 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1141
KARAR NO : 2023/2517
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli 2018/466 Esas, 2019/74 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.10.2019 tarihli 2019/579 Esas, 2019/209 Karar sayılı kararı ile Cumhuriyet savcısının sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair aleyhe istinaf talebi nedeniyle duruşmalı inceleme yapılmak üzere dosyanın tefrikine karar verilmiştir.
C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 20.11.2019 tarihli 2019/1533 Esas, 2019/396 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.06.2021 tarihli ve 2020/13531 Esas, 2021/7916 Karar sayılı kararı ile;
“Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1-TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanması için müşterek faillerin “aynı yönde” hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç sanığın da iradelerinin birleşmesi gerektiği anlaşıldığından, tüm dosya kapsamına göre, haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf incelemesi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi’nin 2019/579 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan ve bu dosyada temyizleri bulunmayan diğer sanıklar …, … ve …’ün de 21.06.2018 tarihli olayla ilgileri olduğu, sanık …’nin, sanık …’ın yönlendirmesi ile …isimli şahsa satılmak üzere sanık …’ten uyuşturucu madde temin ettiği, sanık …’ün kiraladığı araçla sanık …’yi sanık …’in ikametine
götürdüğü, sanık … ile diğer sanıklar … ve …’ün iradelerinin aynı amaç doğrultusunda birleşmediği ve aynı yönde hareket etmedikleri anlaşıldığından sanık hakkında TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen ceza üzerinden TCK’nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
2-TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, “
nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/460 Esas, 2021/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
A. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Sanık hakkında iletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın bulunmadığına, “dolaylı dinleme yasağı” kapsamında hakkında dinleme kararı bulunmayan şüpheli veya sanığın, hakkında dinleme kararı bulunan şüpheli veya sanık üzerinden dinlenemeyeceğine, 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesinde belirtilen usul izlenmeden elde edilen tesadüfi delilin hukuka aykırı olduğuna ve hükme esas alınamayacağına,
C. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İstihbari bilgi sonucu hakkında iletişimin tespiti kararı alınan ve hakkında verilen mahkûmiyet hükmü temyiz incelemesi sonucu kesinleşen diğer sanık …’in ikameti çevresinde yapılan fiziki takip
sonucu; 21.06.2018 ve 29.06.2018 tarihlerinde sanık …’nin diğer sanık …’in ikametine girip çıkmasının akabinde esrar ile yakalandığı olaylarda:
Diğer sanık … hakkında dinleme kararı alındıktan sonra, hakkında verilen mahkûmiyet hükmü temyiz incelemesi sonucu kesinleşen diğer sanık …’ın soruşturmaya dahil edilerek hakkında dinleme kararı alındığı, iletişimin tespiti sonucu … ile … arasındaki görüşmelerin uyuşturucu madde ticaretine yönelik olduğu, …’ın satacağı uyuşturucu maddeleri …’ten temin ettiği, uyuşturucu maddeleri hakkında verilen mahkûmiyet hükmü temyiz incelemesi sonucu kesinleşen diğer sanık … ve sanık …’yi …’e göndererek teslim aldığı ve ayrıca uyuşturucu maddeleri yine … ile sanık … aracılığıyla müşterilere teslim ettiği; 21.06.2018 tarihinde … ile iletişim kuran sanık …’nin …’ten uyuşturucu madde alarak …isimli bir şahsa teslim edeceğinin değerlendirilmesi ile yapılan fiziki takip sonucu … ile sanık …’nin bulunduğu araçta esrar ele geçirildiği; 29.06.2018 tarihinde yine …’ın satacağı uyuşturucu maddeleri …’ten teslim almak üzere sanık …’yi gönderdiğinin değerlendirilmesi ile yapılan fiziki takip sonucu sanık …’nin üzerinde esrar ele geçirildiği; tüm bu hususların dosya kapsamından anlaşıldığı, uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtilen nedenlerle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağı, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “21.06.2018, 29.06.2018” yerine “29.06.2018” eksik yazılması mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı; sanığın, diğer sanıklar … ve . ile olan iletişiminin diğer sanıklar hakkında alınan iletişimin tespiti kararı uyarınca tespit edildiği, her iki olay yönünden sanığın diğer sanıklarla iletişimi olay tarihi ile sınırlı olup süreklilik arz etmediği, diğer sanıklar … ve….’in ikrar içeren beyanlarıyla iletişimin tespit tutanaklarını doğruladıkları anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/460 Esas, 2021/524 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.