Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9545 E. 2023/1225 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9545
KARAR NO : 2023/1225
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İN E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/265 E. 2022/362 K
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2013/315 Esas, 2014/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 3.460,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2013/315 Esas, 2014/321 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/13314 Esas, 2022/6137 Karar sayılı kararı ile savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 3.460,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık … ve tanık …’nın ifadelerinde ismi geçen …’ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile yazı ve imza örneklerinin temin edilerek bilirkişi raporu alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi ve 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmamasına vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suça konu 6.250,00 TL bedelli çeki sahte olarak düzenleyerek …’ya vermek suretiyle piyasaya sürdüğü, …’nın suça konu çeki borcuna karşılık mağdur …’e verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mağdur … ifadesinde; dairesini satın alan …’nın kalan borcuna karşılık suça konu çeki kendisine verdiğini, ancak … tarafından zararının karşılanması nedeniyle şikÂyetçi olmadığını beyan etmiştir.
4. Tanık … ifadesinde; suça konu çeki arkadaşı olan sanık aracılığıyla tanıştığı … isimli kişiden yapacağı fayans işinin ön ödemesi olarak aldığını ve borcuna karşılık mağdur …’e verdiğini, …’ın açık kimlik ve adresi bilgilerini bilmediğini beyan etmiştir.
5. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 31.03.2011 tarihli raporunda; suça konu çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir.
6. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.05.2013 tarihli raporunda; suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ile keşideci imzasının sanığın elinden çıktığının kuvvetle muhtemel olduğu belirtilmiştir.
7. Adli Tıp Uzmanından alınan 17.09.2014 tarihli raporda; çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlarla arka yüzündeki İsmayil Uçar yazısının sanığın el ürünü olduğu belirtilmiştir.
8. Suça konu çek aslı Mahkeme tarafından 06.02.2014 tarihli celsede incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
9. Mahkemece, sanığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, sanık hakkında adli sicilinde kasıtlı suçlardan mahkumiyetinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uygulanmamıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları, kriminal raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden , Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere 765 sayılı Kanun döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı hususu ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği hususu gözetilmeden Mahkeme tarafından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de sanık hakkında erteleme hükmünün uygulanmamasına ilişkin gerekçede sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı belirtilmiş olduğundan sonuca etkili olmayan yanlış gerekçe bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça konu çekin önceden olağan borca karşılık mağdur …’e verilmesi ve mağdur …’in de bu iddiayı doğrulaması karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/362 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/362 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2022 tarihinde karar verildi.