Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/2118 E. 2023/1619 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2118
KARAR NO : 2023/1619
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/223 E., 2021/277 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2013/260 Esas, 2014/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.) Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddesinin son cümlesi, 62 nci, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü, 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 31.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b.) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2013/260 Esas, 2014/266 Karar sayılı kararının sanık ile eşi tarafından temyizleri üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/9734 Esas, 2020/3610 Karar sayılı kararı ile; “…Sanığın temyiz dilekçesiyle suça konu çeki Bülent Polat isimli şahıstan aldığına dair ısrarlı savunması, Bülent’in yanında çalışan …’in adresini bildirdiği ve olayları bilmesi nedeniyle dinlenmesi talebi karşısında; gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından; …’in ve Bülent Polat’ın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip, tanık sıfatıyla dinlenerek, suça konu çeki hangi ticari ilişki nedeniyle, kimden aldıkları, hangi borç için, ne surette, kime verildiği sorulup, gerekirse çekteki keşideci imzasının, çekin ön yüzündeki yazıların, kendi ismine atfen atılmış ciro yazı ve imzasının Bülent Polat’ın eli ürünü olup olmadığına ilişkin usulünce bilirkişi raporu alınması sonrasında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2020/223 Esas, 2021/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddesinin son cümlesi, 62 nci, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 31.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastı bulunmadığından üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan şirket adına keşide edilen suça konu Halkbankası Merter/İstanbul Şubesine ait 08.04.2011 keşide tarihli, 27.200,00 TL bedelli, Zümrüt Ticaret emrine düzenlenip sahte olarak oluşturulan çekin, Zümrüt Ticaret ve … kaşesi ile ciro ederek piyasaya sürdüğü, ciro silsilesiyle katılan …’a verilen çekin, bankadan sorulması üzerine sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Suça konu çek ile ilgili olarak alınan uzmanlık raporlarında;
a.) Jandarma Bölge Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 24.05.2011 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin orjinal çek özellikleri göstermesine rağmen bir kısım yazı ve rakamlarının baskı kalitesi yönünden çek üzerindeki diğer yazı ve sembollerin baskı kalitesinde farklılık gösterdiği, çek üzerinde bulunan orjinal yazı ve rakamların silinerek yerine söz konusu yazı ve rakamların yazıldığının değerlendirildiği, suça konu çekin kısmi sahtecilik yöntemleri kullanılarak tanzim edildiği ve aldatma niteliğinin bulunduğu,
b.) Antalya Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünden alınan 17.10.2011 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çek üzerindeki yazı ve imzaların … elinden çıkmadığı,
c.) Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 11.06.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu çekin ara yüzündeki “Zümrüt Ticaret ……” içerikli kaşe izi üzerinde bulunan ciranta imzası ile Ahmet Atıcının mukayese imzaları arasında benzerlik görülmüş, söz konusu imzanın … elinden çıktığı kanaatine varıldığı, diğer yazı ve imzaların adı geçen şahıs elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygunluk tespit edilemediği rapor edilmiştir.
3. Sanık … aşamalarda alınan savunmalarında, hakkında şikayette bulunan … adlı şahsı tanımadığını, Mersin ilinde Zümrüt Ticaret adında beyaz eşya dükkanı bulunduğunu, eşinin patronu olan Bülent POLAT adlı arkadaşı ile ortaklık yapmaya başladığını, ancak anlaşamadıklarını, suça konu çekin mal alacağı için arkasına kendi işyerinin kaşesini basıp imzasını attığını, ortaklıkları bitince çeki iade ettiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
4. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında, K. A. ile patates ticareti yaptığını, bunun karşılığında 19.000,00 TL’lik 3 adet …’ın şahsi çeklerini verdiğini, 1 yıl boyunca borcun ödenmediğini, bunun üzerine …’ı aradığını, borcu nasıl ödeyeceğini sorduğunu, o da telefonda çekleri geri alıp müşteri çeki vermeyi teklif ettiğini, bunun üzerine arkadaşı olan aynı zamanda avukatı ve S.O.’yu 2011 yılı Ocak ayında çeki almak üzere Antalya’ya gönderdiğini, avukatının …’dan aldığını ve çeki kendisine getirdiğini, sonrasında telefonda … ile görüştüğünü, çek bedeli 27.000,00 TL olduğundan 8.000,00.TL fark için kendisinden patates istediğini, çek bedelini tahsil ettikten sonra vereceğini söylediğini, çekin tahsil için bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edildiği,ni sanıktan şikayetçi olup katılma talebinde bulunduğu anlaşılmış; bozma öncesi mahkemenin 04.03.2014 tarihli duruşmada verilen ara karar ile katılmasına karar verilmiştir.
5. Tanık K.A. bozma öncesi kovuşturma aşamasında alınan beyanında; olay hakkında bilgi sahibi olmadığı, hiç kimseye çek vermeyip çek almadığı, …’ın yeğeni olduğu şeklinde anlatımda bulunmuştur.
6. … bozma öncesi kovuşturma aşamasında alınan beyanında, pazarcılık yaptığı, katılan …’ı tanımadığı, herhangi bir çek vermediği, K. A.’nın dayısı olup, halde komisyonculuk yaptığını, katılanın dayısına ne şekilde borçlandığını bilmediği, dayısının borcu için hesabından katılana verilmiş çek bulunmadığı, sahte olduğu söylenen suça konu çekin ön yüzü ve arka yüzünde herhangi bir yazı ve imzasının bulunmadığı şeklinde anlatımda bulunmuştur.
Bozma sonrası tanık Y. Ö. alınan beyanında özetle; …’nın kardeşinin kocası olduğu, ancak 4 yıldır görüşmediği, iddianamedeki olaydan haberi olmadığı, Bülent Polat’ı kızkardeşinin yanında çalışması sebebi ile tanıdığını, ancak … nın iddia ettiği gibi sahte çek olayında kimin verip vermediği hakkında herhangi bir bilgisinin bulunmadığı şeklinde beyanda bulunmuş; sanık …’ya Bülent Polat’ın açık adresini ve kimlik bilgilerini bildirmesi için çıkarılan tebligatın 18.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 10 günlük süre içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadığı tespit edilmiştir.
7. Mahkeme gözleminde ve alınan uzmanlık raporunda; suça konu çekin aldatma niteliğinin bulunduğu duruşma tutanağına geçirilmiştir.
8. Mahkemece; sanık savunması, katılanların beyanları, tanık anlatımları, alınan uzmanlık raporu ve mahkeme gözlemi doğrultusunda, sanığın sahte olduğunu bildiği ya da olarak düzenlediği çeki verip, haksız menfaat elde ettiği kabul edilerek subüt bulan suçlardan mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi “08.04.2011” olarak yanlış yazılmış ise de; dosya kapsamında, soruşturma aşamasında katılan …’ın 10.05.2011, tanık S. O.’un 18.05.2011 tarihinde alınan beyanlarında, suça konu çekin Ocak 2011 tarihinde tanık … tarafından katılanın avukatı S. O.’a verildiği anlaşılmakla, suç tarihi “01.2011” olarak kabul edilmiş, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımın kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması nedeniyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
3.Suç tarihinin “01.2011” olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın, katılan şirket adına keşide edilen suça konu Halkbankası Merter/İstanbul Şubesine ait 08.04.2011 keşide tarihli, 27.200,00 TL bedelli, Zümrüt Ticaret emrine düzenlenip sahte olarak oluşturulan çeki, Zümrüt Ticaret ve … kaşesi ile ciro ederek piyasaya sürdüğü, ciro silsilesiyle katılan …’a verilen çekin, bankadan sorulması üzerine sahte olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; katılan …’ın aşamalarda alınan beyanlarında suça konu çeki, K.A. ile yaptığı patates alışverişi karşılığında alınan 19.000,00 TL’lik 3 adet …’a ait şahsi çeklerin iadesi karşılığında bu kişiden Ocak 2011 yılında avukatının aldığını beyan etmiş ve soruşturma aşamasında bu beyanının S. O. tarafından doğrulanmış olmasına karşın; tanık K. A. ve … tarafından doğrulanmamış olması ile Antalya Kriminal Polis Laboratuvarından alınan 17.10.2011 tarihli uzmanlık raporuna göre, suça konu çek üzerindeki yazı ve imzaların …’ın elinden çıkmadığının rapor edilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından; katılan …’ın yeniden ayrıntılı beyanları alınarak, bilhassa tanık K. A. ile …’ın beyanları okunmak suretiyle, suça konu çeki hangi ticari ilişki nedeniyle, kimden aldığı, hangi borç için, ne surette, kime verdiği, bu ticari ilişkiye dair varsa ticari defter, fatura, sözleşme vs. belge bulunup bulunmadığının sorulması, gerekirse katılanın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması; aynı zamanda katılanın avukatı olan S. O.’un çekinme hakkı hatırlatılıp tanık sıfatıyla suça konu çek ile ilgili ayrıntılı beyanı alınıp, mümkün olduğu takdirde duruşmada tanık K. A. ile …’ın da hazır edilmesi, mümkün olmadığı takdirde fotoğraf üzerinden teşhis işlemi yaptırılarak, tanığın suça konu çeki kimden aldığı ve aldığı şahsın sanık … ile bir ilgisi bulunup bulunmadığının araştırılması, yine her ne kadar sanığın savunmasında bahsettiği Bülent Polat adlı şahsın kimlik ve adres bilgilerine ulaşılamamış ise de; bozma sonrası tanık Y. Ö.’in anlatımı ve sanık beyanlarından bahse konu şahsın hayali bir kişi olmadığı, sanığın eşinin eski patronu olduğu ve gerçek bir şahıs anlaşılmakla, bahse konu şahsın ticaret odasından, vergi dairesinden, sosyal güvenlik kurumundan kimlik ve adres bilgilerinin tespitine çalışılması, gerektiği takdirde etraflıca kolluk araştırması yaptırılması, bulunduğu takdirde tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanlarının, yazı ve imza örneklerinin alınması, çekteki yazı ve imzaların Bülent Polat’ın eli ürünü olup olmadığına ilişkin usulünce bilirkişi raporu alınması, bilhassa suça konu çekte ikinci ciranta … ve katılan … ile sanık arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gözetildiğinde, sanığın ne surette haksız menfaat elde ettiği, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı gerekçeli kararda tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de; dosya kapsamında, soruşturma aşamasında katılan …’ın 10.05.2011, tanık S. O.’un 18.05.2011 tarihinde alınan beyanlarında, suça konu çekin “Ocak 2011” tarihinde … tarafından katılanın avukatı S. O.’a verildiği anlaşılmakla, suç tarihinin “01.2011” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına “08.04.2011” olarak yanlış yazılması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) nolu bendinde açıklanan nedenlerle, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2020/223 Esas, 2021/277 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) nolu bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2020/223 Esas, 2021/277 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.