Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/5604 E. 2023/450 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5604
KARAR NO : 2023/450
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; Gülşehir ilçesi, Yakatarla köyü, Kumbağı Mevkiinde kain 136 ada 45 parsel sayılı taşınmazın Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/07/1987 tarihli ve 1986/746 Esas, 1987/143 Karar sayılı kararı ile babası … … adına tescil edildiğini, dedesinden babasına, babasından da mirasçılar arasında yapılan taksim neticesinde kendisine kaldığını, taşınmaz üzerinde nizasız, fasılasız malik sıfatıyla eklemeli zilyetliğinin 70 yılın üzerinde olduğunu, kadastro tespit çalışmalarında ise taşınmazın davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazın keşfen saptanan kısmının 136 ada 45 parselden ifrazı ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, aşamada davacının ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır.

II. CEVAP
Davalı, iddianın doğru olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/171 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararıyla, harita mühendisi bilirkişinin 18/03/2016 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.994,63 m2’lik kısmın öncesinde davacının dedesi …’e ait olduğu, … ‘in bu yeri uzun yıllar ekip dikmek suretiyle kullandığı, … …’in ölümü ile taşınmazın davacının babası … …’ya geçtiği, … …’nın ölümü ile tüm mirasçıların bir araya gelerek yapmış oldukları taksim neticesinde dava konusu taşınmazın davacıya isabet ettiği, davacı …’in de taşınmazı ekip biçmek suretiyle zilyet olarak kullandığı, nizasız fasılasız malik sıfatıyla eklemeli zilyetliğinin 70 yılın üzerinde olduğu, dava konusu edilen taşınmazın kıraç tarla vasfında olup, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/8340 Esas, 2019/3567 Karar sayılı kararıyla; “Davacı …, tescil ilamı ile oluşan tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Tescil ilamının oluşumuna esas dava dosyası getirtilip krokisi mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamış, zilyetlik araştırması yapılırken taşınmazların niteliğinin belirlenmesinde esaslı unsur olan … fotoğraflarından yararlanılmamış, soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile taşınmazların kullanım durumlarını ve toprak yapılarını açıklama bakımından yetersiz, denetime elverişli olmayan zirai bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesi en az üç ayrı zaman dilimine ait stereoskopik … fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenmeli, davacının tutunduğu tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri, revizyon gördüğü taşınmazların tutanak örnekleri, haritaları ve dayanağı olan belgeler ile tapu kaydının tesisine esas alınan ilamın dava dosyasının mahkemesinden getirtilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tutanak örnekleri oluşumundan itibaren dayanakları olan kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte; davacının dayandığı tapu kaydı ve haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli, tapu kaydının haritasının uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise sınırlarının yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kaydı dava dışı taşınmazlara revizyon görmüş ise, kaydın, revizyon gördüğü taşınmazları bir arada kapsayıp kapsamadığı hususu yöntemince açıklığa kavuşturulmalı, tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının tespiti halinde ise usulünce zilyetlik araştırması yapılmalı, bu kapsamda, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift … fotoğraflarının stereoskop aletiyle jeodezi ve fotogrametri mühendisine inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazlar … fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerlerin önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığı ve zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin ne olduğu, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraat bilirkişi kurulundan da, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ile ilgili komşu taşınmazlarla mukayeseli olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz önüne alınmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 10/11/2010 havale tarihli raporunda 1983, 1984, 2010 ve 2014 yılına ait … fotoğraflarına göre dava konusu edilen kısımda tarımsal faaliyet yapıldığının belirtildiği, 30/11/2020 tarihli ziraat bilirkişi heyet raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının nadasa bırakıldığı, uzun yıllardır işlendiği için içinde bulunan taşların da toplandığı ve taşlılık oranının sıfıra yakın olduğu, üzerinde geriye doğru en az 30-40 senedir tarımsal faaliyet yapıldığı, nizasız fasılasız malik sıfatıyla eklemeli zilyetliğinin 70 yılın üzerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle, davacının dava konusu taşınmazı işgal ettiğinden hakkında ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, davacının dava konusu taşınmazın satışını talep ettiğini, ancak ihalede alıcı çıkmadığını, dava konusu taşınmazın miktar fazlası olarak Hazine adına tescil edilip edilmediğinin araştırılmadığını, davacının komşu 30 parsel maliki olarak dava konusu taşınmaza doğru sınırlarını genişlettiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen taşınmazın bir bölümüne yönelik davacı tarafından zilyetlikle mülk edinme koşullarının lehine oluştuğu iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.

2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”

3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.” hükümlerini düzenlemiştir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK uygulanacağı davalar yönünden HUMK’nın 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13. maddesinin j. bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25/01/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.