Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8457 E. 2023/1559 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8457
KARAR NO : 2023/1559
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2013/110 E., 2015/271 K.
SUÇ :Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2013/110 Esas, 2015/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2019 tarihli ve 11-2015/267652 sayılı, “bozma” görüşünü içeren tebliğname ile dosya Dairemize tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sahte belgenin kullanılmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık …’ın olay günü katılana ait işyerine gelerek Maliyeden geldiklerinin söyleyip suça konu SGK kontrol memuru ibareli kartı göstererek katılanın işyerindeki eksiklikler nedeniyle para istedikleri, öğleden sonra buluşmak üzere anlaşan tarafların katılanın kolluk güçlerine haber vermesi sayesinde yakalanmaları şeklindeki eylem nedeniyle haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …’nın, aşamalarda suç konu belgeyi bulduğunu, fotoğrafın kendisine ait olduğunu, memur olduğunu söylediğini, ancak kimseden para istemediğini ve belgeyi kullanmadığını beyan ederek örtülü ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Katılanın olayı bu şekilde anlattığı, suça konu belgeyi kendisine gösterdiklerini beyan ettiği belirlenmiştir.
4. Dosya kapsamında ve aynı eylem nedeniyle görülen dolandırıcılık davasında alınan bilirkişi raporlarında suça konu belgenin tamamen sahte olduğunun, aldatma kabiliyetinin bulunduğunun bildirildiği, Mahkeme tarafından belgenin duruşmada incelendiği görülmüştür.
5. Sanığın örtülü ikrar içeren savunmaları, katılanın beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’nın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunması dosya kapsamında ve aynı eylem nedeniyle görülen dolandırıcılık davasında alınan bilirkişi raporlarında suça konu belgenin tamamen sahte olduğunun, aldatma kabiliyetinin bulunduğunun bildirilmesi, atılı suçun oluşumu için belgenin kullanılmasının gerekmemesi, düzenlenmesinin yeterli olmasına karşın katılanın beyanına göre belgenin kullanılmış olduğunun da anlaşılması karşısında sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamında ve aynı eylem nedeniyle görülen dolandırıcılık davasında alınan bilirkişi raporlarında suça konu belgenin tamamen sahte olduğunun, aldatma kabiliyetinin bulunduğunun bildirilmesi, dosya arasında aslı bulunan belge üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde aldatma kabiliyetinin bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında değerlendirilmesi ve karar başlığında yanlış yazılan müşteki ibaresinin katılan olarak değiştirilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2013/110 Esas, 2015/271 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.