Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5703 E. 2009/7847 K. 11.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5703
KARAR NO : 2009/7847
KARAR TARİHİ : 11.05.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki zilyetliğin korunması ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde … İlçesi, Merkez Beldesi, … Mahallesinde bulunan yaklaşık 4700 m2 yüzölçümündeki taşınmazın müvekkilinin 40 – 50 yıldır zilyetliğinde olduğunu, davalı … Yönetiminin bu yere iş makinaları sokarak ağaç dikmek suretiyle müdahelede bulunduğundan davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahekmece davanın kabulüne ve dava konusu … İlçesi, … Mahallesi, … Arkası mevkiinde bulunan … bilirkişi krokisinde 4103.74 m2 yüzölçümündeki taşınmaza davalı … Yönetiminin elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetliğin korunması ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin 20 yılın üzerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; davacı zilyetliğinde bulunan taşınmazına davalı … Yönetiminin ağaç dikmek suretiyle müdahalede bulunduğundan zilyetliğinin korunması ve Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Bu durumda; uyuşmazlığın M.Y.nın 982 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekir. Davacının bu maddede belirtilen korumadan yararlanabilmesi için dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu ve üzerinde zilyetlik kurulmasına elverişli yerlerden olması gerekir. Ancak, böyle bir taşınmaz üzerindeki zilyetliğin korunması istenebilir.
Dava konusu taşınmaz 1987 yılında yapılan arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmıştır. Dava ise 08/01/2004 tarihinde açılmıştır.
Kadastronun yapıldığı tarih ile (1987) davanın açıldığı tarih (2004) arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadığından davacının korumaya değer bir zilyetliğinden de söz edilemez. Kaldı ki; dava konusu taşınmazın kuzey, doğu ve batı yönden orman ile çevrili olup, 6831 Sayılı Yasanın 17/2.maddesi uyarınca orman bütünlüğünü bozar nitelikte orman içi açıklığı konumundadır. 15/07/2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastrosu Yönetmeliğinin 26/a maddesi uyarınca bu tür yerlerin orman olarak

-2-
2009/5703-7847

sınırlandırılacağı öngörüldüğünden yapılacak orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılması gerekir. Orman içi açıklığı niteliğindeki yerler zilyetliğe ve özel mülkiyete konu edilemez. Bu durumda; davacının taşınmaz üzerinde korunmaya değer zilyetliği bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 11/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.