YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7257
KARAR NO : 2023/1492
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/381 E., 2015/116 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2013/381 Esas, 2015/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın, keşidecisi katılan olarak görünen suça konu 120.000,00 TL bedelli bonoyu düzenleyerek icra takibine konu ettiği, bonodaki yazı ve imzaların katılanın eli ürünü olmadığı, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık, suça konu bonoyu daha önce ortak iş yaptıkları … ve Elif Bolat’tan aldığını, katılanın Fatih’in dayısı olduğunu, güvendiği için bonoyu alırken ciro ettirmediğini, bonoyu verirlerken ayrıca katılana ait vekaletname de verdiklerini, kendisinin olayda mağdur olduğunu, bonoyu ve vekaletnameyi Kardeşler Unlu Mamüller isimli işyerinde verdiklerini, buna yeğeni tanık Y.Ö. ile tanıklar M.K ve V.C.’nin de şahit olduğunu savunmuştur.
3. Temyiz dışı sanıklar … ve Elif Bolat; sanıkla bir dönem birlikte iş yaptıklarını, daha sonra ayrıldıklarını, ayrılış nedeniyle sanığa toplam 17.000,00 TL tutarında iki adet bono verdiklerini, bunun dışında suça konu bono ya da vekaletnameyi vermediklerini, sanığın savunmasının tamamen yalan olduğunu beyan etmişlerdir.
4. Katılan; sanığı tanımadığını, herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, sanığın kendisinden para almak için bono düzenlemiş olduğunu belirtmiştir.
5. Tanıklar M.K ve V.C, sanığın arkadaşı olduklarını, tanık Y.Ö de sanığın yeğeni olduğunu, Fatih ve eşi Elif’in sanığa Kardeşler Unlu Mamüller isimli iş yerinde suça konu bonoyu ve vekaletnameyi verdiklerini beyan etmişlerdir.
6. Tanıklar kovuşturma aşamasında ise; belgelerin sanığın iş yerinde verildiğini belirtmişlerdir. Sanık da daha sonra değişen savunmasında, belgelerin kendi iş yerinde verildiğini ifade etmiştir.
7. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarında; suça konu bono üzerindeki yazı ve imzaların, katılan, temyiz dışı sanıklar Fatih ve Elif’in eli ürünü olmadığı, keşideci imzasının sanığın elinden çıktığına dair uygun ve yeterli kaligrafik bulgu tespit edilemediği belirtilmiştir.
8. Suça konu bono aslının Adli Emanete bir örneğinin dosya arasına alındığı ve Mahkemece belge aslı üzerinde gözlem yapıldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 28.10.2011 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu bononun icra takibine konu edildiği 01.08.2012 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1. Katılanın beyanları, bilirkişi raporları ve toplanan diğer delillerden suça konu bononun katılana atfen atılan sahte imza ile düzenlenerek icra takibine konulmasında sanığın menfaatinin bulunduğu, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen savunmaya ve çelişkili tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2013/381 Esas, 2015/116 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.