Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20245 E. 2023/1742 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20245
KARAR NO : 2023/1742
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 03.04.2015
SAYISI : 2014/5 Esas, 2015/187 Karar
SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : MahkÛmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli ve 2014/5 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3’er kez 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür uygulamasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3’er kez 2 yıl 1 ay hapis ve 100’er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür uygulamasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlemediğine, dosyada diğer sanık …’ın beyanı dışında aleyhine delil bulunmadığına, yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın temyiz dışı sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde, suçtan zarar gören …’ya ait nüfus cüzdanındaki fotoğrafı çıkartıp …’a ait fotoğrafı yapıştırarak oluşturdukları sahte nüfus cüzdanı ile Sedalı İletişim-Fatura Ödeme Merkezinde … adına 14.09.2011 tarihinde katılan … Telekom A.Ş.ye ait sabit hat ve TTNET A.Ş.’ye ait ADLS abonelik sözleşmeleri ile 22.09.2011 tarihinde yine aynı iş yerinde katılan Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.ye ait üç adet GSM abonelik sözleşmesi ve bu hatlara ait TTNet mobil hizmetleri bireysel tip abonelik sözleşmeleri ve indirim taahhütnameleri imzalayarak kullandıkları ve faturalarını ödemeyerek haksız menfaat temin ettikleri iddiasıyla özel belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 19.12.2013 tarihli ekspertiz raporunda; söz konusu sözleşmelerdeki imzaların sanıkların ve mağdur … Uslu’nun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında; atılı suçları kabul etmediğini, sözleşmeler imzalanırken irtibat numarası olarak verilen 0535 … .. .. numaralı hattı kendisinin kullanmadığını, hattın sahibi olarak iddianamede adı geçen O.Y. isimli kişiyi tanıdığını ancak bu hattı kendisinin kullanmadığını, bu numarayı irtibat numarası olarak sanık …’in vermiş olabileceğini, çünkü onun da O.Y. ile arkadaşlığının olduğunu, sanık … ile aralarında husumet bulunması nedeniyle kendisine iftira attığını, Sedalı İletişim Şirketi yetkilisi ile yüzleşmeyi kabul ettiğini beyan etmiştir.

4. Temyiz dışı sanık … savunmasında; diğer sanık … ile birlikte, mağdur …’ya ait kimlik bilgilerini kullanarak sahte belgeler ile abonelik sözleşmeleri imzaladıklarını beyan etmiştir.
5. Tanık F.S. beyanında; iş yerine abonelik sözleşmeleri imzalamak için huzurda bulunan sanık Hamdi Fidan ile birlikte bir arkadaşının geldiğini, … adına düzenlenmiş kimliği gösterdiklerini, iş yeri açacaklarını belirterek sabit hat ve internet aboneliği yaptırdıklarını sonraki bir tarihte tekrar gelerek TTNET hatlarına üyelik işlemleri yaptırdıklarını beyan etmiş, sanık …’nun teşhise yarar fotoğrafları çektirilerek 03.04.2015 tarihli celse de tanığa gösterildiğinde; fotoğraflardaki şahsın kendisini … olarak tanıtan şahsın yanında gelen arkadaşı olduğunu beyan ederek sanığı teşhis etmiştir.
6. Tanık O.Y. beyanında; sanık …’nun cezaevinden arkadaşı olduğunu, tahliye olunca yanına geldiğini ve hat almak istediğini, ancak kimliğinin yanında olmadığını ve bu nedenle kendisinden hat almasını istediğini, kendisinin de 0535 … .. .. numaralı hattı alarak sanığa verdiğini beyan etmiştir.
7. Türk Telekominikasyon A.Ş., Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. ve TTNET A.Ş. vekilleri beyanlarında; suçtan zarar gördüklerini, zararlarının karşılanmadığını ve davaya katılmak istediklerini beyan etmişlerdir.

IV. GEREKÇE
A. Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Hüküm tarihinde aynı yargı çevresinde bulunan Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olup 17.04.2014 tarihinde talimatla alınan savunmasında, duruşmalardan bağışık tutulmak istemediğini beyan eden sanığın kendiliğinden davayı takip etme olanağı bulunmadığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.06.2008 tarih ve 148/169 sayılı kararında da belirtildiği üzere, son oturumda hazır bulundurulup savunma hakkı verilmesinden sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yokluğunda yargılama yapılıp hakkında mahkÛmiyet kararları verilerek 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın, temyiz dışı sanık … ile iştirak halinde, suçtan zarar gören …’ya ait nüfus cüzdanındaki fotoğrafı çıkartarak sanık …’e ait fotoğrafı yapıştırıp mağdur adına sahte GSM, sabit hat, internet abonelik sözleşmeleri ve taahhütnameler düzenlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
2. Sanığa isnat edilen 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinde düzenlenen suç yönünden ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden hükme bağlanmış Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun’a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici yedinci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli ve 2014/5 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararlarına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.