Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22987 E. 2023/1734 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22987
KARAR NO : 2023/1734
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/151 E. 2015/201 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 Tarihli ve 2015/151 Esas, 2015/201 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-son) bendi, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, sahte olarak suçtan zarar görenin ismine sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı çıkarttırıp kendi resmini yapıştırdığı, uzman bilirkişi raporuna göre belgelerin tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyeti bulunduğu hususları dikkate alındığında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, sahte olarak tanzim ettiği veya ettirdiği kimlik ile kredi almak için İ.Bankası Gaziosmanpaşa Şubesine müracaat ettiği, bu nedenle bankayı dolandırıcılık suçunu işlediği ancak krediyi alamadan yakalanması nedeniyle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu şekilde sübut bulan eylemleri nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin örnekleri, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcut olup suça konu belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın sübut bulan ve teşebbüs aşamasında kalan eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen “banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, sonuç ceza değişmediği cihetle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, resmi belgede sahtecilik suçunda eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüste suç vasfına yönelik hatalı kabul sonuca etkili görülmediğinden, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/151 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.