Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1896 E. 2008/8538 K. 18.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1896
KARAR NO : 2008/8538
KARAR TARİHİ : 18.09.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 31/10/2007
Nosu :496/369
Taraflar arasındaki menfi tespit-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … tarafından müvekkili aleyhine senede dayalı olarak takibe geçildiğini, oysaki müvekkili firma ile senet lehtarı davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, senette kefil olarak görünen diğer davalı …’ ın sık sık müvekkili şirkete uğradığını, bu sırada müvekkili şirket kaşesini ele geçirip sahte senet tanzim ettiğini, bu kişinin müvekkili şirketi temsile yetkili olmadığını, davacı şirketin tek yetkilisinin A.Nejat Ertem olduğunu, senedin alacaklı olarak görünen davalı şirket tarafından, takip alacaklısı davalı …’ e ciro edildiğini, bu kişinin iyi niyetli olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini ve müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı borçlu şirket ile senet alacaklısı davalı şirketin birçok konuda ticari ortaklıları olduğunu, müvekkilinin takip dayanağı senedi tahsil cirosu ile aldığını, senedi imzalayan davalı …’ ın davacı şirket tarafından yetkilendirildiğini, bu nedenle sahtelik iddiasının yerinde olmadığını ifade ederek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiş, davalı … duruşma sırasında kendisinin yetki belgesine dayalı olarak işlemler yaptığını dava konusu senedinde taraf şirketler arasında imzalanan sözleşmenin teminatı olarak düzenlendiğini beyan etmiş, davalı şirket temsilcisi de davacı ve davalı şirket arasında sözleşme imzalandığı ve davalı şirket tarafından davacıya 145.00 USD ödeme yapıldığı, senedin geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu bonoyu davacı şirket adına tanzim eden davalı …’ a davacı şirket yetkilisi tarafından yetki verildiği adı geçen davalıya vekaletnameye dayalı olarak geniş yetkiler tanındığı, davalı …’ın davacı adına davalı şirketle 21.02.2005 tarihli hizmet sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmede dava konusu 36.000 USD tutarlı senet düzenlenmesinin de kabul edildiği, davalı …’ ın davacı adına başka sözleşmeler de imzaladığı, bu nedenle davacının iddialarının yerinde
olmadığı gerekçesi ile davanın reddi ile davalı takip alacaklısı … lehine tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada, mahkemece icra dosyası üzerinde tedbir kararı verilmiş ise de tedbir kararında belirtilen teminatın yatırıldığına ve tedbir kararının uygulandığına ilişkin bilgi ve belgelere dosya içerisinde rastlanamamıştır. İİK’ nun 72.maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için tedbir kararının uygulanması ve bu nedenle alacaklının alacağına geç kavuşması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece bu yönler üzerinde durulup araştırılarak sonucuna göre tazminat hususunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.