YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/238
KARAR NO : 2023/1478
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN ;
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2015/98 E, 2015/392 K
SUÇ :Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul (Kapatılan) 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/392 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlar kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi yollaması ile bir kez resmi belgede sahtecilik suçu kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde, başka bir dosyadan cezasının kesinleşmesi nedeniyle olay günü yakalanmamak için kardeşinin kimliğine kendi fotoğrafını yapıştırdığını, kolluk görevlilerinin rutin kontrolünde onlara sormadan kendisinin bu durumu anlattığı, sahte nüfus cüzdanını kullanmadığını ona rağmen cezanın üst hadden verilmesi nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında 12.11.2014 tarihinde yol kontrolü yapan kolluk görevlilerine kimlik ibraz etmeyip gerçek adını söylediği, yalnız GBT’ sinde araması olduğu anlaşılınca kardeşi …’a ait üzerinde kendi fotoğrafı bulunan fotoğraf değişikliği yapılarak sahte hale getirilmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.11.2014 tarihli uzmanlık raporunda; söz konusu nüfus cüzdanındaki halen mevcut fotoğrafın evvelce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırılmış olduğu belirlendiği, yapılan sahteciliğin ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
3. Mahkeme tarafından suça konu belge incelendiğinde; suça konu belgenin Kamuran Demirkıran
adına düzenlenmiş N11273864 seri nolu Büyükçekmece Nüfus Müdürlüğünde verilmiş nüfus cüzdanı olduğu, herhangi bir yerinde kazıntı silinti olmadığı, bu haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Sanık savunmasında; olay tarihinde hakkında yakalama kararları bulunması nedeniyle, yapılan yol kontrolü sırasında kolluk görevlilerine kimlik ibraz etmeyip, gerçek adını söylediği, araması olduğu anlaşılınca ise fotoğraf değişikliği ile sahte hale getirilmiş kimliği ibraz ettiğini belirterek atılı suçlamayı kabul etmiştir
5. Mahkemece, sanığın üzerine atılı suçlar kül halinde 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi yollaması ile bir kez resmi belgede sahtecilik suçu olarak kabul edilmekle resmi belgede sahtecilik suçu sübut bulduğundan sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul (Kapatılan) 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/392 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.