YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6278
KARAR NO : 2009/8042
KARAR TARİHİ : 12.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : HAZİNE-KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRÜLĞÜ-… BLD. BŞK.
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, … Köyünde bulunan 13 dönüm taşınmazın Aralık 1952 tarih 30 numaralı iskan tapusunda kayıtlı olduğu halde, yörede 1991 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında, orman sınırı içine alındığını bildirerek işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman sınırı dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 21.10.2002 tarihli krokide tapu kapsamı olarak işaretlenen (A) işaretli 6336 m2, (B) işaretli 5019 m2, (C) işaretli 1634 m2 (toplam 12.990 m2) taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılarak, (A-B) bölümlerinin davacılar adına hisseleri oranında tesciline, (C) bölümünün yol olarak terkinine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından (C) bölümüne, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından tamamına yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1990 yılında yapılıp 12.08.1991 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Genel arazi kadastrosu , yargılamanın devamı sırasında, 2006 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu orman alanına 140 ada 627 parsel numarası ile 3134406 m2 yüzölçümü ve “Üçtepeler Devlet Ormanı” adı altında tapu kaydı oluşturularak, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesine göre tapu kütüğüne aktarılmıştır.
Yerel mahkemece yapılan dört ayrı keşifte, çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulları ve Ziraat uzmanları tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, 1955 tarihli memleket haritasında çalılık-zeytinlik işaretli yeşil renkli alanda göründüğü, orman kadastro haritasında ise 41 ila 47 OTS hattına göre orman sınırı içinde bırakıldığı, eğiminin % 30 lara kadar çıktığı, üzerindeki meşe kök ve ağaçları, fundalık bitki örtüsü nedeniyle etraftaki doğal orman yapısı ile aynı karakterde olduğu ve ormandan açılarak kullanılmaya çalışıldığı açıklanmış ancak dayanılan tapu kaydı nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/F maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 1/F bendi “……orman sınırları dışında her türlü tasarruf belgesiyle özel mülkiyette bulunan dağınık veya yer yer küme halinde ağaç toplulukları”nın orman sayılmayacağını öngörmekteyse de davacıların tutunduğu, miras bırakanları … oğlu … adına iskan yoluyla oluşan, Aralık 1952 tarih 30 nolu, 13000 m2 yüzölçümünde, tarla
-2- 2009/6278 – 8042
vasıflı, hududu doğuda Kaymakoba Yolu, batı ve kuzeyde fundalık, güneyde … olan tapu kaydının kadastro sırasında ormanda kalması nedeniyle hiç bir yere revizyon görmemesi sınırlarının her yere uyabilecek nitelikte bulunması ve taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün tapunun cinsini doğrulamaması nedeniyle çekişmeli taşınmaza ait olduğu kabul edilemez. Bu durumda davacıların orman kadastrosunu iptal ettirebilmek için 10 yıllık süreden de yararlanamayacakları açıktır.Kaldı ki bir an için tapu kaydının taşınmaza uyduğu kabul edilse bile 6831 Sayılı Yasada ormanların iskan yolu ile tevzi edilebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Bundan ayrı olarak 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt anlamından orman ve … muhafaza karakteri taşıyan çalılık ve fundalıkla örtülü yerlerin orman sayılacağı ve 15/07/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P ve 26/j maddesine göre bu tür yerlerin orman olarak sınırlandırmasının zorunlu bulunduğu açıktır.
O halde, mahkemece davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu davanın kabulü yolunda hüküm kurulması ve kabule göre de davada tescil istemi olmadığı halde, orman sınırı dışına çıkarılan (A) ve (B) bölümlerinin davacılar adına tesciline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin (C) işaretli bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddine, Orman Yönetimi ve Hazinenin hükmün tamamına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 12/05/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.