Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/3747 E. 2009/9240 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3747
KARAR NO : 2009/9240
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, 25.09.2006 tarihli dilekçesiyle, … (köyü) Beldesi 23 sayılı parselin 12300 m2 yüzölçümündeki bölümün murisi … … adına tapuya tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesinin 27.12.1967 gün ve 1954/319-234 sayılı kararı ile 24 sayılı parselin 14000 m2 yüzölçümündeki bölümünün 23 sayılı parsel ile birleştirilerek murisi … … adına tapuya tesciline ilişkin Tapumla Mahkemesinin 22.11.1967 gün ve 1954/319-290 sayılı, Orman Yönetiminin de taraf olduğu kararlarının bulunduğunu, bu kararların Orman Yönetimi aleyhine, 23 sayılı parselin 12300 m2, 24 sayılı parselin ise 14000 m2 bölümü olmak üzere toplam 26300 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu yönünde kesin hüküm oluşturduğunu, buna rağmen tapunun beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde şerh yazıldığını, yasaya aykırı bu şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, … Köyü 23 sayılı parselinin Orman Bilirkişi Ergin Eke ve Harita Mühendisi Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 28.03.2007 tarihli krokili raporda kahverengi ile boyanarak (1) ile gösterilen 12300 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin olarak tapu kaydını beyanlar hanesinde yer alan “2/B orman tahdit uygulaması, 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılmıştır” şeklindeki şerhin iptaline aynı krokide turuncu ile boyanarak (2) ile gösterilen ve 2580 ve 2581 parsel olarak gösterilen 14000 m2 yüzölçümündeki bölümleri ilişkin davanın atiye terk edilmesi nedeniyle bu konuda bir karar verilmesi yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 1.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır.
Medeni Yasanın 701 ve 703. Maddesinde düzenlenen Elbirliği ortaklığı eski deyimiyle iştirak halinde mülkiyettin onu meydana getiren kişilerden ayrı bir tüzel kişilik olmadığı, elbirliği ortaklığını meydana getiren kişilerden her birinin sahip olunan bir mal ve ya hak üzerinde doğrudan bir hak ya da yetkisinin bulunmadığı, hak ya da malın bir bütün olarak ortaklardan tümüne ait olduğu, başka bir anlatımla ortaklık sona erene kadar ortaklardan birinin ayrı ayrı mal veya … bulunmadığı, ortaklığın hak sahibi ortaklığı olduğu, el birliği ortaklığında, elbirliğiyle ortakların ortaklığa ait mal yada hak üzerinde tek başlarına kullanabilecekleri payları bulunmadığı, bu durumun Medeni Yasanın 701. maddesinde (…Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte … olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş paylan olmayıp her birinin …, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.) biçiminde açıklandığı, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, Şayet yasada veya elbirliği ortaklığını oluşturan sözleşmede, ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın sona erdirilmesini isteme yetkisi dışında, elbirliği ortaklığına ait mal ve haklara ilişkin olarak yapılacak tüm işlemlerde, ortakların hepsinin birlikte karar almaları ve hareket etmelerinin zorunlu olduğu, Medeni Yasanın 702/2. maddesinin bu konuyu düzenlediği, açıklanan kuralın uygulamada kısmen yumuşatılarak, 11.10.1982 tarih 1982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında değinildiği gibi elbirliği ile ortaklardan her birinin tek başına dava açabileceği, ancak, davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiğinin kabul edildiği, bu yöndeki Yargıtay uygulamalarının bilimsel çevrelerde de kabul gördüğü,
Somut olayda; çekişmeli parselin ortak muris … … adına tapuya kayıt edildiği ve halen onun adına kayıtlı olduğu, … … mirasçıları arasındaki mirasın henüz paylaşılmadığı, el birliği ortaklığının henüz sona erdirilmediği, davacı … Şahinin bu ortaklardan sadece birisi olduğu, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, el birliği ortaklığının paylı ortaklığa dönüştürülmediği, tapunun beyanlar hanesindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin şerhin taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve bu şerhin silinmesi istemiyle açılan davanın, el birliği ile ortak olanların hepsi tarafından birlikte açılması veya miras şirketine atanacak miras şirketi mümessili tarafından davaya devam edilmesi yada yargı uygulamalarında kabul edildiği gibi, mirasçılardan sadece birisi tarafından açılan davaya diğer tüm mirasçıların birlikte devam etmesi gerektiği gözetilmeden, el birliği ortaklarından sadece … tarafından açılan davaya devamla, davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 04/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.