Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/1743 E. 2006/9237 K. 06.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1743
KARAR NO : 2006/9237
KARAR TARİHİ : 06.10.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalı vekili, müvekkili şirketin icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ederek şirketin ikametgah adresini de gösterdiğini, dava dilekçesi ve kararın tebliğinin usulsüz olarak Tebliğat Kanunu’nun 35.maddesine göre yapıldığını, taraf teşkili sağlanmadığını davaya ve karara 9.12.2005 tarihinde müttali olduklarını 12.12.2005 tarihinde hükmü temyiz ettiklerini, ancak 14.12.2005 tarihinde yaptıkları temyiz taleplerinin süresinde olmadığı gerekçesi ile mahkemece reddedildiğini belirterek 14.12.2005 tarihli temyiz isteminin reddi kararının ve hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili, icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde müvekkili şirketin ikametgah adresinin …’de olduğunu, dolayısı ile … icra dairesinin yetkisiz olduğunu belirterek, şirketin adresinin yer aldığı ticaret sicil belgesini sunmuş, ayrıca borca da itiraz etmiştir.
Davacı tarafından, davalı adına düzenlenen faturalarda davalı şirketin adresinin … cad. No. : … …/… olarak gösterilmesi, borca itiraz dilekçesinde de şirketin adresinin bu yer olduğunun bildirildiği gözetilerek dava dilekçesinin bildirilen bu adrese tebliği sağlanmadan, dava dilekçesinin ve mahkeme kararının Tebliğat Kanununun 35.maddesine göre tebliği usul ve yasaya uygun değildir.
Bu yön gözetildiğinde, davalının temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin temyiz isteminin HUMK.’nun 432/4 maddesi gereğince reddine ilişkin 14.12.2005 tarihli kararının kaldırılmasına ve davalının temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davalıya, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan, karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayan ve hüküm sonucuna etkili esaslı bir usül hatasıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 450.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine,6.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.