Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/14406 E. 2009/16916 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14406
KARAR NO : 2009/16916
KARAR TARİHİ : 16.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006/15557-18014 sayılı bozma kararında özetle: ” Yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1973 yılında yapılan orman tahdidi seri bazda yapıldığından, öncelikle bir orman mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp tahdit içinde kalan bölüme yönelik Orman Yönetiminin davasının kabulü gerektiği, tahdit dışında kalan bölüm yönünden ise memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planı uygulanması, taşınmazın orman sayılan yer olup olmadığının tam olarak belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 163 ada 24 sayılı parselin 06.02.2009 günlü raporda (B)=10390 m2 bölümünün tespit gibi tarla niteliğiyle davalı … adına tesciline, (A)=869 m2 bölümünün orman sınırı içinde kaldığından ayrı bir parsel olarak tesciline yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1973 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2004 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece uyulan bozma kararına gören davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “ (A) harfi ile gösterdikleri 869,89 m2’lik taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından ayrı bir parsel olarak tesciline yer olmadığına” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “ (A) harfi ile gösterdikleri 869,89 m2’lik taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından ayrı bir parsel olarak tesciline yer olmadığına ” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “ (A) harfi ile gösterilen 869,89 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16.11.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.