YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3144
KARAR NO : 2008/5083
KARAR TARİHİ : 01.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü, … mevkiinde bulunan taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın devamı sırasında, yörede orman kadastrosuna başlanmış olduğundan görülen davanın orman tahdidine itiraz davasına dönüştüğü ve davaya kadastro mahkemesince bakılması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dava kadastro mahkemesine aktarılmış, kadastro mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.Daha sonra yörede orman kadastrosuna başlanması nedeniyle dava orman kadastrosuna itiraza dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde davanın devamı sırasında 01/07/2003 tarihinde 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmalarına başlanmış, temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı gerçek kişinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece gerçek kişi tarafından açılmış bulunan davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava gerçek kişi tarafından Medeni Yasanın 713 maddesi hükmüne göre açılmış bulunan kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı tescil davası iken yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre genel arazi kadastrosu ile birlikte orman kadastrosuna başlanmış olması nedeniyle hem orman kadastrosu, hem de arazi kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüştür. Davanın kadastro mahkemesine aktarılması üzerine mahkemece dava yalnızca orman kadastro tespitine itiraz davası olarak nitelendirilip davanın reddi ile yetinilmiştir. Oysa genel arazi kadastrosunun da yapılmış olması nedeniyle hakimin sicil oluşturma zorunluluğu da vardır. Dosyaya getirtilen tespit tutanağından çekişmeli yerin 105 ada 109 parsel altında 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespit edilip kesinleştirildiği anlaşılmaktadır. Temyize konu davanın varlığı nedeniyle tutanağın kesinleştirilmiş olmasının hukuken bir değeri yoktur. Dosya arasında bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan taşınmaz toprağının halen orman toprağı özelliğini taşıdığı ve 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle çekişmeli 105 ada 109 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline de karar verilmesi gereklidir. Karar açıklanan yönden doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın reddine” cümlesinden sonra gelmek üzere “çekişmeli 105 ada 109 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 01/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.