YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8006
KARAR NO : 2023/16402
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/472 Esas, 2015/607 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
Tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, kararın haksız olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında alkollü araç kullanmaktan işlem yapılmak amacıyla emniyete götürülen tanık …’nin şoförlüğünü yaptığı araçta yolcu olarak bulunan sanığın, polis merkezinde agresif tavırlar sergileyerek şikâyetçi polis memurlarına hitaben “Kaç yıl yerim, beni boş adam mı sanıyorsunuz, siz benim kim olduğumu biliyormusunuz, Allah belanızı versin, idam mı edeceksiniz.” şeklinde tehdit içerikli sözler söylemek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı inkar etmiştir.
3. 09.09.2015 tarihli tutanak içeriği, şikâyetçilerin beyanları ile tanıklar … ve …’nin anlatımlarının benzer olduğu görülmüştür.
4. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür.
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Somut olay kapsamında, sanığın, şikâyetçi polis memurlarına hitaben söylediği kabul edilen ifadenin, sonuç almaya elverişli, objektif olarak şikâyetçiler üzerinde ciddi bir korku veya endişe doğuracak nitelikte bulunmaması nedeniyle atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de,
Suç tarihinde sanığın adli sicil kaydında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin iki ilamın yer aldığı ve bu kayıtların 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, sanık hakkında “daha önceden HAGB’sinin bulunması, geçmişinde bir çok suçtan mahkumiyetinin bulunması, sanığın tekrar suç işlemeyeceğine dair mahkememizde kanaat oluşmadığından” şeklindeki kanuna uygun olmayan gerekçe ile hükmolunan cezanın ertelenmesine ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.