Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/307 E. 2017/2117 K. 28.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/307
KARAR NO : 2017/2117
KARAR TARİHİ : 28.02.2017

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 28/02/2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av. … geldi. Karşı taraf davacılar vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili; taraflar arasında düzenlenen 15.07.2013 tarihli kira sözleşmesi ile taşınmazın davalıdan kiralandığını, sözleşme gereğince müvekkili tarafından davalıya 1 yıllık kira bedeli ve ikinci yıl için ise 82.000 TL meblağlı bononun davalıya verildiğini, müvekkillerinin taşınmazı işyeri olarak kullanmak üzere taşınmaza 300.000 TL masraf yaptıklarını, işyeri ruhsatı almak için Belediyeye yapılan başvuruya “kiraya verilen taşınmazın … İdare Mahkemesi kararıyla inşaatın ruhsatnamesinin iptal edildiğinin, bu doğrultuda Adıyaman Belediyesi Encümen kararıyla inşaatın yıkımına karar verildiğinin bildirildiği ve taşınmazın mühürlendiğini davalının taşınmazın ruhsatsız olduğunu bilmesine rağmen kendilerinden gizlediğini belirterek, kira sözleşmesinin feshine, fesihle birlikte davalıya ödenen 75.000 TL kira bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL’sinin iadesi ile kira bedeli olarak davalıya verilen 30.06.2014 vade tarihli, 82.500 TL bedelli bononun iptalini ve davacıların taşınmaza yaptığı faydalı masraf ile mahrum kalınan kârın şimdilik 10.000 TL’sinin tahsilini talep etmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın davacılar tarafından tadilat ruhsatı alınmadan tadilata başlanması nedeniyle mühürlendiğini ve taşınmazın yıkım kararının kira sözleşmesinden sonra olduğunu, müvekkilinin taşınmazı imara uygun hale getirmeye çalıştığını, yapılan masrafların büyük bir kısmının bu mühürlemeden sonra yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 75.000 TL ödenen kira bedelinin tahsiline, 82.500 TL lik bononun iptaline ve taşınmaza yapılan 172.176 TL faydalı masraf alacağının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin faydalı ve zorunlu imalatlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.07.2013 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Adıyaman Belediyesinin 27.08.2013 tarihli encümen kararında taşınmazdaki imara aykırılığın bir ay içinde giderilmesi aksi halde yıkılmasına karar verilmiş, bu karar sonrasında da taşınmazdaki imara aykırılığın giderilmediği görülmektedir. Yerleşik uygulama, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle TBK.nun 530. maddesi (BK. 414.m) kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesi gereğince istisnalar hariç tüm yapılar yerel idareden alınacak izne uygun tasdikli projesi doğrultusunda inşa edilmek zorunda olup, ruhsatsız ve kaçak yapılar, aynı Yasa’nın 32. maddesi uyarınca yıktırılır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce resen gözetilir. İmar suçu oluşturan kaçak yapıların yıkılması gerekeceğinden, bu tip yapılarda yaratılan ekonomik değerlerin korunmasından da söz edilemez. (…4.4.2001 gün 2001/15-305 E. 2001/336 K.) Kaçak olan ve hakkında yıkım kararı bulunan binalar nedeniyle davalı kiralayanın sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemez. Nitekim binanın imara aykırı olduğu belediyece tespit edilmiş ve yıkım kararı alınmıştır. Esasen yapının imara aykırı olduğu mahkemenin de kabulündedir. İmar Kanununa aykırı olarak inşa edilen ve bu nedenle yıktırılması gereken kaçak imalatların masrafları talep edilemeyeceğinden yapılan faydalı masraflar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3- Davalı vekilinin hükmedilen faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
HMK.’nın taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26. maddesi (HUMK 74.maddesi) “hâkim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmamıştır. Bu durumda davacının talebi olmadığı gözardı edilerek yazılı şeklinde, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı …ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.480 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.