Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/756 E. 2017/1976 K. 23.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/756
KARAR NO : 2017/1976
KARAR TARİHİ : 23.02.2017

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; davacı İdareciler Site İşletme Kooperatifi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 84. maddesine göre (birleşme suretiyle dağılma ) ,kiraya veren Kooperatifi tüm aktif ve pasifleriyle devraldığını ,kiralanan gazino ,market ve diğer açık alanlarda ,ortakların ihtiyaçlarına cevap verecek düzenlemeler yapılarak kooperatif tarafından işletileceğini ,davalıya fesh-i ihbar yapıldığı halde tahliye etmediğini beyanla davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 19.12.2012 tarih ve 2011/433 E. 2012/814 K. sayılı ilam ile; tahliyesi istenen market ve gazinonun site sakinlerinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kiraya verildiği, bu itibarla davacının ihtiyaç iddiasının zorunlu olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2013 tarih ve 2013/6216 E. 2013/9136 K. sayılı ilamı ile; amacı site sakinlerine hizmet olan davacı Kooperatifin ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kabulü gerektiği bu nedenle mahkemece tahliye isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.Mahkemece, her ne kadar bozmaya uyulup uyulmadığı belirtilmemiş ise de fiilen bozmaya uyulduğu anlaşılmakta olup bozma sonrası yapılan yargılamada , davacının taşınmazı 27.08.2010 tarihinde devralmakla iktisap ettiği, her ne kadar yeni iktisap ve ihtiyaç iradesini içeren ihtarnameyi karşı taraf/kiracıya göndermiş ise de ihtarnamenin iktisap tarihinden itibaren yasada aranan 1 aylık süre geçirdildikten sonra 29.11.2010 tarihinde gönderildiği dolayısıyla keşide edilen ihtarnamenin süresinde olmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.
Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.). Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay’ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.
Somut olayda, davacı önceki kira sözleşmesine dayanarak dava açmıştır. İktisap nedenine dayalı bir dava bulunmamasına rağmen mahkemece yazılı gerekçeye dayanılarak davanın reddi doğru olmadığı gibi ihtiyaç iddiasının samimi olduğu belirtilmek suretiyle Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma ilamı gereğince tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.