Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/4845 E. 2022/11542 K. 05.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4845
KARAR NO : 2022/11542
KARAR TARİHİ : 05.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; davacı idaresindeki araç ile davalı sorumluluğundaki sigortasız aracın karıştığı kazada davacının en az %8 oranında malul kaldığını, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin gerçek zararı karşılamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 15.11.2019 tarihli dilekçe ile talebini 87.901,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmalık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvuru sahibinin bakiye tazminat talebinin kabulü ile 87.901,00 TL tazminat ve 100,00 TL rapor ücreti toplamı 88.001,00 TL’nin 01.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Maddi tazminatın (zararın) hesaplanmasında gelirin doğru olarak belirlenmesi önemli bir yer tutmaktadır. Başvuran vekili dava dilekçesinde; davacının asgari ücretten yüksek gelir elde ettiğini belirtmiş, buna ilişkin şirketin 2017 ve 2018 yılına ait beyannamelerini sunmuş, hesaplamanın buna göre yapılmasını talep etmiştir. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda sunulan beyannameler doğrultusunda davacının geliri kabul edilmiştir. Tazminata esas alınan davacının gelirinin belirlenmesine ilişkin araştırma yetersiz olup, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda davacının ortağı olduğu anılan şirketin olay tarihi itibariyle ticaret sicilindeki kayıtları getirtilmeli, davacının bu şirketin tek ortağı ve/veya müdürü olup olmadığı net bir şekide belirlenmeli, SGK ve çalıştığı işyerinden gelire ve ödemelere ilişkin belgeler getirtilmeli, şirket ortağı ise kişisel yetenek ve emeğinin şirket gelirine katkısı araştırılmalı, davacının geliri tespit edilemediği halde aynı nitelikteki bir şirkette aynı nitelikte çalışan bir kişinin elde edeceği gelir araştırılarak davacının şirket ile ilgili gerçek geliri tespit edilmeli bundan sonra alanında uzman yeni bir aktüer bilirkişiden rapor alınmalıdır. İtiraz Hakem Heyetince, bu yönler gözetilmeden, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.