Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/8586 E. 2023/1149 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8586
KARAR NO : 2023/1149
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2019/315 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2021/332 Esas, 2021/493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Arama kararının ve arama işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna,
5. Telefon ve sim kartı incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen mesaj sahiplerinin mahkemede tanık olarak dinlenmeleri gerektiğine ve bahsi geçen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanığın sahibi olduğu ve depo olarak kullandığı …. Mahallesi … Caddesi No:58 …./Van sayılı adreste uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair edinilen istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takip neticesinde, sanığın ihbara konu depodan çıkarak yaya olarak yürüdüğü esnada kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine görevlilerce durdurulduğu, gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan sanığın üst aramasında besteler halinde eroin ve metamfetamin ele geçirildiği, sanık yakalandıktan sonra ihbara konu depoda Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden arama işlemi gerçekleştirildiği, 5271 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulması gerektiği, 21.09.2019 tarihli işyeri arama ve el koyma tutanağı incelendiğinde arama esnasında Cumhuriyet savcısının hazır bulunmadığı, komşulardan ise bir kişi bulundurulduğu anlaşılmakla söz konusu aramanın bu haliyle 5271 sayılı Kanun’a aykırı olduğu anlaşılmakla, bu hususun karar verilirken göz önünde bulundurulduğu; sanıktan alınan kan ve idrar örneklerinin incelenmesi sonucu uyuşturucu maddelere rastlandığının bildirildiği, sanığın üzerinde farklı miktarlarda satışa hazır vaziyette olacak şekilde besteler halinde çeşitli uyuşturucu maddelerin ele geçmiş olması, sanığın üzerinde ele geçen telefon ve sim kartın incelenmesi sonucu düzenlenen 05.05.2020 tarihli bilirkişi raporunda yer alan mesaj içerikleri incelendiğinde sanığın uyuşturucu madde satışı yapmak için alıcılar ile iletişim kurduğu, aynı zamanda kolluk tarafından yapılan çalışmalar neticesinde sanığın uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilginin edinildiği, sanığın üzerinde ele geçen madde miktarı, bu maddeleri önceki akşam kullanmak için aldığını beyan etmesine karşın çarşıda dolaşırken üzerinde bu kadar fazla miktarda ve çeşitli türde uyuşturucu maddeleri bulundurması, fazla miktarda ve çeşitli türde uyuşturucu maddeleri aynı anda kullanamayacak olması hususları değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine, sanığın dosyaya yansıyan sabıkalı geçmişi ve olumsuz kişiliği nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk
Derece Mahkemesi hükmünde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1- İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın üstünde ele geçen uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, günlük kullanım miktarının üzerinde oluşu, paket sayısı, sanığa ait telefonda yapılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilen mesaj içerikleri ile tüm dosya kapsamından eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2- Sanığın ikinci kez mükerir olduğu kabul edilmiş ise de; sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, sanık hakkında birinci kez tekerrüre esas alınan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/160 Esas ve 2001/298 Ek Karar sayılı kararının kesinleşme tarihinin 07.02.2006, infaz tarihinin ise 15.08.2007 olduğu, ikinci kez tekerrüre esas alınan Van 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/820 esas ve 2017/108 karar sayılı ilamına konu suçun ise 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen 5 yıllık süre geçtikten sonra 31.08.2015 tarihinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; birinci kez tekerrür uygulamasına esas alınan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/160 Esas ve 2001/298 Ek Karar sayılı ilamın kesinleşme ve infaz bilgilerini içerir örneğinin getirtilerek dosya arasına alınması, sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilamın bulunup bulunmadığı da araştırılarak sonucuna göre ikinci kez mükerrerlik şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2021/332 Esas, 2021/493 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.