YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8361
KARAR NO : 2022/11570
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 14.01.2021 tarih 2021/İHK-910 sayılı itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 17.01.2020 tarihinde, davalı … şirketi nezdinde … poliçesi ile teminat altına alınan aracın tek taraflı kazası sonucu aynı araçta yolcu olan müvekkillerinin eşi/babası/oğlu …’in vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini artırarak müvekkili … için 73.097,00 TL, müvekkili … için 19.057,00 TL ve müvekkili … için 53.659,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı … şirketinden tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulü ile davacı … lehine 73.097,00 TL, davacı … lehine 19.057,00 TL ve davacı … lehine 53.659,00 TL olmak üzere toplam 145.813,00 TL destekten yoksunluk tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince, itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, davacı … için 63.428,00 TL, davacı … için 16.541,00 TL, davacı … için 52.502,00 TL olmak üzere toplam 132.471,00 TL destekten yoksunluk tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılardan …’in ve davalının, davacılardan …’e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL’yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacılardan … için 19.057,00 TL tazminata hükmedilmiş olup karara karşı davalının yapmış olduğu itirazın, İtiraz Hakem Heyetince kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, davacılardan … için 16.541,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Adı geçen davacı bakımından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmeyerek kesinleşen kısım 19.057,00 TL olup temyiz kesinlik sınırı 40.000,00 TL’nin altında kaldığından karar davacı … yönünden kesin niteliktedir. Davalı tarafın, anılan davacı bakımından temyiz istemi yönünden ise davalı aleyhine hükmedilen miktar 16.541,00 TL olup temyiz kesinlik sınırı 40.000,00 TL’nin altında kaldığından karar kesin niteliktedir. Bu sebeplerle davacılardan … yönünden verilen karar, miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğundan davacılardan …’in ve davalı vekilinin anılan davacıya yönelik temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının, davacılardan … ve …’e yönelik tüm, davacılardan … ve …’in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacılardan … ve …’in diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, PMF 1931 tablosu ve progresif rant esasına göre yapılan hesaplama doğrultusunda davacı … lehine 73.097,00 TL ve davacı … lehine 53.659,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, TRH 2010 tablosu ve %1.8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplamaya göre davacı … için 63.428,00 TL ve davacı … için 52.502,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Trafik kazasında tazminat hesabında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Tazminat hesaplamasında, Genel Şartlar ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK’nın 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir.
Davacılar vekilinin; temyiz dilekçesinde, PMF yaşam tablosu ve prograsif rant formülü gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini belirtmesi ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazının bulunmaması karşısında; davacıların talebi aşılmayacak şekilde PMF’ye göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerekirken İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazı kabul edilerek TRH 2010 tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davacılar … ve … yararına bozulması gerekmiştir.
b) Somut olayda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı … için 63.428,00 TL tazminatın ve davacı … için 52.502,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı … yararına 1.809,10 TL ve davacı … yararına 1.525,05 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekâlet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacılardan … ve … lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken anılan davacılar yönünden maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde eksik vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de davacılar … ve … yararına bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan …’in temyiz dilekçesinin ve davalının, bu davacıya yönelik temyiz isteminin hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının, davacılardan … ve …’e yönelik tüm, davacılardan … ve …’in diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3-a) ve (3-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılardan … ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının davacılardan … ve … yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 6.396,73 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 05.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.