Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9175 E. 2009/11018 K. 01.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9175
KARAR NO : 2009/11018
KARAR TARİHİ : 01.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, … Köyü 103 ada 108 sayılı parselin Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, ancak; 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı 1976 yılı ile tapuya tescil edildiği 1999 yılı arasında zilyetlikle kazanma şartlarının davacı lehine gerçekleştiği iddiasıyla Hazine adına kayıtlı tapunun iptalini ve davacı adına tescilini istemiş; müdahil vekili de taşınmazın 5 dönümünün müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu bildirerek onun adına tescil istemiş; mahkemece Hazine adına orman rejimi dışına çıkarma işleminin kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 15.05.1976 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1983 yılında yapılmış, taşınmazlar tapulama harici bırakılmış, daha sonra 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre arazi kadastrosu yapılarak 25.06.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların 1944 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, sonradan 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve bu işlemin de kesinleştiği, öncesi orman olan yerde zilyetlikle taşınmaz edinme kuralları işlemeyeceği gibi, gerçek kişilerin bu gibi yerlerin kendi adlarına orman sınırı dışına çıkartılmasını talep etmekte hukuki yararının da bulunmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.