YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15456
KARAR NO : 2023/1736
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/286 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadere hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2021/1092 Esas, 2021/1145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında hukuki kesinti olmaksızın, dört gün arayla, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasıyla, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince
kamu davası açıldığı, 25.05.2020 günü gerçekleşen ilk olayda kolluk görevlilerinin cadde üzerinde park halinde duran araçtan kuşkulanarak araca yaklaştıkları sırada kolluk görevlilerini fark edip kaçmaya başlayan sanığın kovalamaca sonucunda yakalanarak araçtan indiği sırada yan tarafında bulunan koltuğa doğru bir şeyler attığının kolluk görevlilerince görülmesi üzerine araçta yapılan kaba kontrolde ön yolcu koltuğu üzerinde parça parça, beyaz peçeteler, jelatin, bir dal sigara ve şeffaf ağzı bağlı küçük poşetlerin içerisinde uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen cisimlerin görülerek incelenmek üzere İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne gönderildiği, uzmanlık raporuna göre net ağırlığı 0.7 gram gelen peçeteye sarılı maddenin, sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5CL-ADB-A etken maddesini içerdiğinin; net ağırlığı 0.6 gram gelen 2 paket halindeki maddenin, uyuşturucu maddelerden metamfetamin etken maddesini içerdiğinin; net ağırlığı 1 gram gelen peçeteye sarılı maddenin, uyuşturucu maddelerden kokain içerdiğinin ve net ağırlığı 2.7 gram gelen peçeteye sarılı maddenin, uyuşturucu maddelerden eroin ve 6-mam etken maddelerini ihtiva ettiğinin tespit edildiği olayda sanıktan 4 farklı çeşit uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması, maddelerin satışa hazır halde bulundurulması hususları nazara alındığında, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin satış amacıyla bulundurulduğu kanaati ile sanığın 25.05.2020 tarihli olayda uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilerek 29.05.2020 tarihli ikinci olayda elde edilen delillerin hukuka aykırı nitelik taşıması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile uygulama yapılmayarak eksik cezaya hükmolunması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından; suç tarihi ve yerini kapsayan Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/2373 değişik iş sayılı önleme arama kararı getirtilmeden hüküm verilmiş ise de, inceleme aşamasında arama kararının getirtilmiş olmasının ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde bulunan şahit numunenin müsaderesine karar verilmediği anlaşılmış ise de, her zaman müsadere kararı verilmesi mümkün görüldüğünden hükme yapılan söz konusu eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2021/1092 Esas, 2021/1145 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.