Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30277 E. 2023/16634 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30277
KARAR NO : 2023/16634
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 43 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, eylemlerin gerçekleşmediğine, tanıkların tarafsız olmadığına, tanıklarının dinlenmediğine, haksız tahrikin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ek savunma verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun … Belediyesi’nde zabıta müdür vekili olarak görev yaptığı, seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan sanığın tezgahının zabıta görevlileri tarafından kaldırılması üzerine mağdura husumet beslemeye başladığı, 02.10.2015 günü, belediye meclisi toplantısı yapılan kültür merkezi önünde görevli olarak bekleyen mağdura yönelik “Memur arkadaşlara saygım var ancak seni vurmaya öldürmeye geldim, siz kendinizi Allah zannediyorsunuz, sizin Allah’ınızı sinkaf ederim.” şeklinde tehdit ve alenen hakarette bulunduğu, 05.10.2015 günü ise, mağdurun belediye binasındaki odasına giden sanığın “Ölmeye, öldürmeye geldim, öldüreceğim.” demek suretiyle mağduru tekrar tehdit ettiği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Mağdurun aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Tanıklar …, … ve …’nin beyanları, mağdurun anlatımını doğrular niteliktedir.
5. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurun aşamalardaki anlatımlarının, tanıklar …, … ve …’nün beyanlarıyla desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, hakaret ve tehdit suçlarının unsurları itibarıyla oluştuğuna dair, aşağıda belirtilen eleştiri dışında Mahkemenin takdir ve gerekçesi hukuka uygun bulunmakla birlikte, yeminli beyanda bulunan tanıkların mağdurla aynı iş yerinde çalışıyor olmasının tek başına tarafsız olamayacakları anlamına gelmeyeceği, yargılama sırasında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verildiği, lehe hükümlere ilişkin yöntemince değerlendirme yapıldığı ve haksız tahrikte aranan koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın hakaret eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında kaldığı dikkate alınıp, temel cezanın teşdiden tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.