YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7154
KARAR NO : 2023/116
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re’sen kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcisi ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Polatlar Gıda….Ltd. Şti. aleyhine açtıkları rucuen tazminat davasında, anılan şirketin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 03.07.2015 tarihinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca re’sen ticaret sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini, sözü edilen davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için anılan şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek Polatlar Gıda….Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; terkin işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, yasal hasım konumunda olan davalı Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ihyası talep edilen şirket hakkında açılan derdest dava sebebiyle işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğu, terkin işlemini 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usule riayet etmeksizin gerçekleştiren davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Polatlar Gıda…Ltd. Şti.’nin ihyasına ve şirketin son temsilcileri olan … ile …’in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkin olunan şirkete ilişkin ihtarı ihtiva eden 08.04.2015 tarih ve 8796 sayılı ihtar gazetesinin Mahkemeye ibraz edildiğini, Mahkemece dava konusu şirkete ihtar gönderilmediği hususunun doğru yorumlanmadığını, ihtar gazetesinde şirketin yanı sıra şirket müdürleri … ve …’ın da isminin belirtildiğini, yani şirket yetkililerine de ihtar çekilmediği hususunun yanlış nitelendirildiğini, yine söz konusu ihtarda münfesih olma sebebi olarak vergi durumunun kapalı olması hususunun gazetede belirtildiğini, ihtarın ilândan itibaren 30 uncu günün akşamı 11.05.2015 tarihi itibariyle dava konusu Polatlar Gıda İnşaat Giyim Temizlik Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’ne tebliğ edilmiş sayıldığını, anılan şirketin 03.07.2015 tarihinde sicilden silindiğini, Müdürlüklerince yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki hükmün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Mahkeme kararında belirtilen ihtarın internet sitesinde yayınlandığına ilişkin belge sunmamaları ve bu kapsamda vekâlet ücretine hükmedilmesi hususunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtarın hem 08.04.2015 tarih ve 8796 sayılı ihtar gazetesi 1086 sayfa, 218 inci sıra ve gazetenin ilk üst baş kısmında belirtilen ihtar metni ile ihtarda bulunulduğunu hem de sağlama açısından 01.04.2015 tarih ve 2015/935 sayı numaralı fiziki evrak ile ihtar çekildiğini ve çekilen ihtarın PTT barkodlu gönderi listesinin ekte sunulduğunu, bu evrakların aynı hukuki niteliğe haiz olduğunu, yerel Mahkemede görülmekte olan diğer ihya davalarında da sadece ihtar gazetesi ve terkin gazetesi ile cevap dilekçeleri ekinde sunulduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanca ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak somut olayda ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca re’sen terkin edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarih, 2018/3714 E. ve 2018/5439 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bu durumda yalnızca şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığı, Mahkemece bu husus gözden kaçırılmak suretiyle tasfiye memuru atanmasının doğru olmadığı, Mahkemece davalı aleyhine yargılama harçlarına hükmedilmemesinin isabetli olmadığı, bunun yanında Mahkemece ihyası talep edilen şirketin Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyasında devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken hükmün infazında tereddüde sebep olabilecek şekilde genel olarak ihyasına karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı temsilcisinin istinaf başvurunun reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re’sen kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, Polatlar Gıda…Ltd.Şti’nin Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına, kararın kesinleşmesi ile birlikte bir örneğin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, tescil ve ilân işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünce yapılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince ihyası talep edilen şirketin, Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına karar verildiğini, ancak ihya istemine dayanak yaptıkları davanın Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen Mahkemede değil, Ankara 61. İş Mahkemesinde görüldüğünü, bu hususun hükmün infazında tereddüde yol açabileceğini, kararın belirtilen husus bakımından düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca re’sen ticaret sicilden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı ve terkin işleminin zikredilen Kanun hükmüne uygun olarak usulüne uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davacı yanca temyize getirilen hususun maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı temsilcisinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
3.6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir.
4.6102 sayılı Kanun ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup bu amaçla geçici 7 nci madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” de çıkarılmıştır.
5.Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında “ihya” terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun’un 547 nci maddesine paralel “ek tasfiye” niteliğindedir.
6.6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun’un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır.
7.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen dava dışı şirkete tasfiye memuru atanmasına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm, davalı temsilcisinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.