Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/837 E. 2023/1825 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/837
KARAR NO : 2023/1825
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2019 tarihli ve 2017/382 Esas, 2019/1 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.05.2019 tarih ve 2019/635 Esas, 2019/1308 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.09.2020 tarihli ve 2020/962 Esas, 2020/4008 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/309 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemin esastan reddedilerek hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Yeterli delil bulunmadığına,

3. Aramanın hukuka aykırı olduğuna,

4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ile temyiz dışı sanık sürücü … …’ın içinde bulundukları araç ile yol uygulamasını görünce kaçmaya başladıkları, yapılan takip neticesinde sanığın yakalandığı olayda; sanığın araçtan inip kaçarken yere attığı sentetik kannabinoid maddesinin cinsi, miktarı, ele geçiriliş şekli, diğer sanıkla birlikte bulundukları araçta ele geçen hassas teraziler ve uyuşturucu paketlemekte kullanılan kağıt parçaları, kriminal raporlar, tutanak tanıkları beyanları ve tüm dosya kapsamına göre uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Somut olayda suç tarihinin 17.07.2017 olması nedeniyle temel adli para cezasının alt sınırının “5 gün” olması karşısında 1000 gün adli para cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında bozma öncesi 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği halde, bozma sonrası tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

C. İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna, arama kararında ve aramada bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, eleştiri dışında tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

D. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu düzenleyen ve “beş günden yirmi bin güne kadar” adli para cezası öngören 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, 25.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 137 nci maddesi ile yapılan değişiklikle (08.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7078 sayılı Kanun’un 132 nci maddesi ile kanunlaşan), adli para cezasının alt sınırının “bin gün” olarak belirlendiği dikkate alındığında, somut olayda suç tarihinin, 694 sayılı KHK’nın yürürlük tarihinden önce 17.07.2017 olması nedeniyle temel adli para cezasının alt sınırının “5 gün” olması karşısında 1000 gün adli para cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu,

Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/309 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

1 inci fıkrasındaki “1000”, 2 nci fıkrasındaki “1500”, 3 üncü fıkrasındaki “750”, 4 üncü fıkrasındaki “625” ve 5 inci fıkrasındaki “12.500” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5”, “7”, “3”, “2” ve “40” ibarelerinin eklenmesi ve 5 inci fıkrasının 2 inci paragrafının hükümden çıkartılmak,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.