Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5261 E. 2023/148 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5261
KARAR NO : 2023/148
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili, davalı Kurum vekili, davalılar Akser Led ve Elektronik San. ve Tic.A.Ş. ve Troy Mühendislik İnşaat ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ve davalı şirketler vekillerinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı Kurum bakımından davanın kabulüne ve davalı şirketler bakımından pasif husumetten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “troy Türkiye’nin Ödeme Yöntemi” ibaresinin marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, başvurunun 2015/76508 kod numarasını aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığının başvuruyu 2001/21057, 2002/32595, 2015/14420, 2015/30565, 2015/30809, 2015/40822 sayılı ve “troy+şekil”, “troy”, “troy”, “troy”, “troy”, “troy:)” ibareli markalara dayalı olarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kısmen reddettiğini, bu ret kararına yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda yer alan tanım gereği, bir “takas ve mahsup” kuruluşu olarak hizmet verdiğini ve faaliyetlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun verdiği faaliyet iznine tabi olarak yürüttüğünü, müvekkilinin aynı zamanda 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasından (TCMB) aldığı “ödeme sistemi işleticisi” faaliyet izninin bulunduğunu ve bu faaliyeti bakımından TCMB’nin de düzenlemelerine tabi olduğunu, müvekkilinin bankalar ve diğer finans kuruluşlarının arasındaki ilişki ve müşterileri ile ilişkilerini geliştirmek üzere, 1990 yılında 13 kamu ve özel Türk bankasının ortaklığıyla kurulduğunu, 20’yi aşkın “TROY” kök ibareli marka başvurusunun sahibi olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yazılan koşulların somut olayda gerçekleşmediğini ileri sürerek YİDK’in 2016-M-5471 sayılı kısmi ret kararının iptaline, söz konusu markanın başvuruda belirtilen ve kapsadığı tüm ürünler için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Akser Led ve Elektronik San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait “troy” ibareli marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı … Mühendislik İnşaat ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait markanın ayırt edici kısımlarının “troy” ibaresinden oluştuğunu, dolayısıyla markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) şartlarının 09. sınıfın; 01, 02, 03, 04, 05, 06, 08, 09, 10, 11, 12, 14 üncü alt sınıfları ile 38 nci sınıfın tümü açısından bulunduğu, 09/13 üncü alt sınıfta yer alan “yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil, yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil)” ile 35/01 inci sınıfta yer alan “reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” yönünden ise anılan madde koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 2016-M-5471 sayılı kararının 09/13 üncü alt sınıfta yer alan “yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil, yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil)” ile 35/01 inci sınıfta yer alan “reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı kurum, davalılar Akser Led ve Elektronik San.ve Tic. A.Ş. ve Troy Mühendislik İnşaat ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, bu yönde emsal mahkeme kararlarının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan tüm mal ve hizmetler yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı Akser Led ve Elektronik San. ve Tic. A.Ş. vekili, husumet itirazlarının mahkemece reddedildiğini ancak gerekçeli kararda bu hususa ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığını, oysa işbu davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili markaları ile dava konusu başvurunun benzer olduğu belirtilmesine rağmen müvekkili yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4.Davalı … Mühendislik İnşaat ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkili aleyhine açılan davanın husumetten reddinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının “troy Türkiye’nin Ödeme Yöntemi” ibareli başvurusu ile mesnet alınan markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Türt Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine; bu türden davalarda, redde mesnet marka sahibine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketler hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirketler yönünden istinaf isteminin kabulüne, davacının “troy Türkiye’nin Ödeme Yöntemi” ibareli başvurusu ile mesnet alınan markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında benzerlik bulunmadığı, dava konusu başvuru ile aynı işaretli 2015/80451 sayılı marka başvurusunun, işbu davada redde mesnet alınan markalara dayalı olarak mutlak red nedenleri uyarınca reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemli davada, anılan markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığına ilişkin kararın onanmasına dair Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2019 tarih, 2019/993 E. ve 7844 K. sayılı ilamında da aynı sonuca ulaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; davalı … yönünden açılan davanın kabulü ile YİDK’in 27.05.2016 tarih, 2016-M-5471 sayılı kararının iptaline; davacı vekilinin başvurunun tescil işlemlerinin devamına yönelik talebinin reddine, davalı şirketler hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescil işlemlerinin devamına yönelik talebin reddi kararının diğer hükümlerle çelişkili olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; “troy” kelime unsurunun markalardaki kullanımı ve konumlandırılışı dikkate alındığında, markaların benzer bulunduğunu, bilirkişi raporu ile de bu hususların tespit edildiğini, tüm sınıflar bakımından mutlak red şartları oluştuğundan davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekili ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.