Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17407 E. 2022/12386 K. 17.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17407
KARAR NO : 2022/12386
KARAR TARİHİ : 17.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 14/03/2021 tarih ve 2021/İHK-4851 sayılı davalı vekilinin itirazın reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine yönelik olarak düzeltilmesine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 22/06/2019 tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan araç sürücüsünün yaya olan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep miktarını 16/10/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi 88.566,16 TL, 14/12/2020 tarihli dilekçe ile 96.662,46 TL’ye ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulü ile 94.291,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2-a)Davacı vekili, davacının kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, tazminata ilişkin bilirkişi raporları alınmıştır. 09/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının muhtemel yaşam süresi gözetilerek maluliyetine ilişkin tazminat hesaplanmıştır. 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının muhtemel yaşam süresi gözetilmeksizin tam hayat irat katsayısı ile hesaplama yapılmış; Uyuşmazlık Hakem Heyetince de 21/12/2020 tarihli rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak bu hesaplama yöntemi tazminat hukuku prensiplerine aykırıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı vekilinin hesaplamaya ilişkin bir itirazı olmadığı da gözetilerek muhtemel yaşam süresine göre davacının zararının belirlendiği 09/10/2020 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
b) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen İtiraz Hakem Heyeti kararının yukarıda (2/a ve b) bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.