YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17616
KARAR NO : 2009/9250
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … Ünsallar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 18.07.2008 tarihli dilekçesiyle … köyü (beldesi) 331 sayılı parselden müfrez 1431 sayılı parselin, 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılıp 9.2.1945 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığını, bu bölümün tapu kaydının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini davalı gerçek kişilerin bu bölüne el atmasının önlenmesini, davalı Hazine yararına tapuya konulan 2/B şerhinin ve Ziraat Bankası yararına konulan şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece çekişmeli 1431 sayılı parselin tapu kaydını iptaline ve orman niteyiğiyle Hazine adına tapuya tesciline, Hazine aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı gerçek kişilerin taşınmazı el atmalarının önlenmesine, taşınmaz üzerinde 2/B şerhi bulunmadığından bu konuda karar verilmesin yer olmadığına karar verilmiş, hüküm Davacı … Yönetimi ile davalı … Ünsallar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında Aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapılmış, ekip çalışmaları 03.04.1981 tarihinde ilan edilmiş, itirazlar usulünce incelenmemiş, 1984 ila 1986 yıllarında yapılan aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamalarında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalara itirazlar komisyonca usulünce incelenip ilan edilmediğinden yok sayılıp, 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırlarının aplikasyonu, herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması 7.4.1988 tarihinde ilan edilip, 08.10.1988 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdidi ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalara dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama sonunda, çekişmeli Böyobası köyü 331 sayılı parselden, Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2003 gün ve 2003/258-367 sayılı kararı ile 04.06.2007 tarihli tavzih kararın kesinleşip ifraz edilmesiyle tapu maliki … … ve Rabiye Ünsallar adına tesciline karar verilen 434.85 m2 yüzölçümündeki … köyü 1431 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde içinde bırakıldığı belirlenerek,
Çekişmeli 1431 sayılı parselin 1944 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı halde, 1970 yılında yapılan genel kadastroda bu poligonun sınırlarına uyulmayarak arazi kadastro ekiplerince ikinci kez kadastrosu yapılarak o tarihte kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmaz hakkında sicil oluşturduğu, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayalı Yasanın 22/1. maddesi hükümlerine göre ” Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934 üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edileceği “, bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle TMY’nın 1026 (EMY. 934, İsviçre MY. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin ikinci kadastronun bulunduğu hallerde uygulanamayacağı, yasal olarak yargılama harç ve giderlerine hükmedildiği gözetilerek, Orman Yönetiminin davasını kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişilerin ve davacı … Yönetiminin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 04.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.