YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5094
KARAR NO : 2006/11297
KARAR TARİHİ : 28.11.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya 27.7.2004 tarihli makbuzla domates tohumları verdiğini, söz konusu tohumlar fide olarak yetiştirildikten sonra müvekkiline iade edilmek üzere bu teslimatın yapıldığını, ancak fidelerin veya tohum bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini ileri sürmüş ve 6.300.00 YTL. tohum bedelinin 4.3.2005 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili şirket müdürünün … olduğunu iddiaya konu mal teslim fişinde bu kişinin imzasının bulunmadığını, yetkisiz temsilci tarafından atılan imzanın müvekkili şirketi bağlayıcı hiçbir yönünün olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı tanıkları dinlenmiş ve dava konusu alacağın sözleşmeden kaynaklanan bir alacak olduğu davalının söz konusu sözleşmeyi kabul etmediği alacağın miktarı itibariyle sözleşmenin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği davacının yazılı belge ibraz etmediği gibi yemin deliline de dayanmadığı gerekçeleri ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı davalıya mal satıp teslim ettiğini iddia etmiş ve bu iddianın kanıtı olarak bir adet teslim makbuzu ibraz etmiştir. Teslim makbuzu altındaki imzanın o tarihte davalının yanında çalışan … mühendisi … olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Esasen davalı da anılan şahsın yanlarında çalışmadığı yönünde bir savunmada bulunmamıştır. Bu durumda taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa bile uyuşmazlığa konu malın davalıya teslim edilmiş olduğunun ve icap-kabul şeklinde sözleşme ilişkisi kurulduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler düşünülmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre, şimdilik vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2006 gününde oybiriliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.