Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/6093 E. 2022/12764 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6093
KARAR NO : 2022/12764
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, 14/07/2017 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu motosikletin yaya konumunda olan müvekkiline çarpması sonucunda yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tedavi gideri,100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ile 40.700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemin ilişkindir.
Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; davalı sigortalı araç sürücüsü “ aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş,yol,hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak, yol çalışması yapan kuruluşun ise “yol çalışmasından dolayı herhangi bir işaretleme ve aydınlatma yapmadığı ve kum yığını yol içerisinde bırakarak tedbir almadığından” kusurlu olduğu, yayaların bu kazada kusuru bulunmadığı belirlenmiştir.
Hükme esas alınan 16.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sigortalı araç sürücünün sürücü belgesinin olmadığı ancak bu kazanın oluşumunda sürücünün yol üzerindeki duran cisme çarpması şeklinde gerçekleşen kazada bu kural ihlalinden dolayı kusur isnadı yapmanın doğru olmayacağı, ancak kaza sürücünün aracının düz yol üzerinde hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelmiş olsaydı bu kural ihlalinden bahsedilebileceği, bu nedenle davalı sigortalı araç sürücüsünün, bu kazanın oluşumunda kural ihlali bulunmadığı, yayaların kusursuz olduğu, yol çalışması yapan kuruluşun ise, hiçbir önlem almadan aydınlatmasız yolda kazaya sebebiyet verdiği gerekçesi ile asli kusurlu olduğu kanatine varılmıştır.
Bu yönüyle trafik kazası tespit tutanağı ile hükme esas alınan rapor arasında çelişki mevcut olup bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince,Adli Tıp Kurumu, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.