Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14084 E. 2022/13271 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14084
KARAR NO : 2022/13271
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 25/12/2020 tarih ve 2020/İHK-28463 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, davacıya ait bağımsız bölümün davalı nezdinde DASK poliçesi ile sigortalı olduğunu, 26/09/2019 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda konutun ağır hasarlı hale geldiğini belirterek 62.300,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; gerçekleşen deprem nedeniyle dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu apartmanın valilik tarafından yıktırılması ve boşaltılmasına ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığı, eksper raporunda da bahse konu binanın deprem kaynaklı hasarının olmadığı yönünde rapor düzenlendiği gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu deprem sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Eksper raporunda; davacıya ait bağımsız bölümde meydana gelen hasarın deprem kaynaklı olmadığı, Zorunlu Deprem Sigortası Poliçe Genel şartları A.3 maddesi gereğince; “Deprem ve deprem sonucu oluşan yangın, infilak, tsunami veya yer kaymasının dışında kalan hasarlar,” nedeniyle teminat kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan davacının ikamet ettiği dairesinin bulunduğu apartmanın 26/09/2019 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle binanın taşıyıcı sistemlerinde hasarlar meydana geldiği, can ve mal güvenliği için tehlike oluşturduğu gerekçesi ile mühürlenerek nüfustan tahliye edildiğine dair 30/09/2019 tarihli tutanak ile Bahçelievler Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü tarafından düzenlenen 04/10/2019 tarihli İhbarname’de; 6306 sayılı afet risk altındaki binaların riskli yapı olup olmadığı hakkında ivedilikle tetkik ettirilerek çıkan sonuca göre hareket edilmesi gerektiğine dair düzenlenen 04.10.2019 tarihli belgeleri dosyaya sunduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, konusunda uzman 1 jeoloji mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve 1 sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden (bina yıkım işleminin gerçekleştirilmemiş olması halinde yerinde inceleme de yapılarak), sigortalı konutun riskli ve ağır hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin tespiti, depremin doğrudan etkisiyle hasarın oluştuğunun saptanması halinde ZDS Genel Şartları ve ZDS poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.