Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7035 E. 2006/11304 K. 29.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7035
KARAR NO : 2006/11304
KARAR TARİHİ : 29.11.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 1.8.2001 ve 1.7.2001 tarihli (2) adet hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede davalı yana 1 ay önceden bildirmek şartıyla fesih hakkı tanındığını, ancak davalının 8.3.2002 tarihinde fesih ihbar şartına uymaksızın sözleşmeyi sona erdirdiğini, müvekkilince sözleşmeye dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince fesih ihbar şartına uygun olarak davacının adresine fesih bildiriminin iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, ancak davacının adresini terk etmesi nedeniyle fesih ihbar yazısının bila tebliğ döndüğünü, sözleşmeye göre sözleşmede belirtilen adreslere yapılacak tebligatların geçerli olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı tarafın fesih ihbar yazısının davacının sözleşme adresine tebliğe çıktığı, ancak tebligat memurunun tespitine göre davacının adresinden ayrılmış olmasından dolayı davacıya tebligat yapılamadığı, bu durumda sözleşme uyarınca fesih ihbarının usulünce yapılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmenin ihbarsız feshi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan bir aylık hizmet bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 1.7.2001 tarihli sözleşmenin 7. ve 1.8.2001 tarihli sözleşmenin 9. maddesinde “tarafların sözleşmedeki adreslerinde vukuu bulacak değişiklik yazı ile bildirilmediği takdirde yapılacak tebligat kendilerine yapılmış sayılacaktır. Bu sözleşmedeki adresler geçerli olacaktır” şeklinde düzenleme mevcuttur. Davalı yan savunmasında davacının sözleşmedeki adresine iadeli taahhütlü gönderiyle fesih ihbarının tebliğe çıktığını ancak davacının adresinden ayrılması nedeniyle tebliğ edilemediği yönündeki evraklara dayanmıştır. Davacı taraf ise bu belgelere karşı “… Yakası Posta İşletmesi” nce istek üzerine düzenlenen 15.8.2002 tarihli “15.1.2002 tarihli 1220 nolu iadeli taahhütlü
mektup hakkında yapılan araştırmada, sözkonusu mektubun merkezimize geliş ve teslim kaydına rastlanılmamıştır” içerikli cevabi yazısına dayanarak davalı savunmasının yerinde olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece bu konuda yazılan yazıya … PTT’ since “… sözkonusu evrak 15.1.2002 tarihinde… Şubesince kabul edilmiştir…” biçiminde cevap verilmiştir. Şu halde davacının sunduğu… … Yakası Posta İşletmesi’nin verdiği cevap yazısı ile … PTT’since gönderilen cevabi yazı içerikleri birbirleriyle çelişmektedir. Öte yandan … PTT’since verilen cevabi yazının mahkemenin istediği bütün hususları karşılamadığı da anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece sözkonusu yazılar arasındaki çelişkinin giderilmesi açısından gerekli araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 29.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.