Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/12720 E. 2023/341 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12720
KARAR NO : 2023/341
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

Sanığın 2015 yılında mağdureyi kedileri gösterme bahanesi ile ahıra götürmek istemesinden ibaret eyleminden dolayı anılan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının CMK’nın 286 ncı fıkrasının ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a. 2014 ve 2015 yıllarında işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. 2014 ve 2015 yıllarında işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

c. 2015 yılı yaz aylarında sanığın mağduru kucağına alarak “Gel ahırdaki kedileri sana göstereyim” dediği iddiasıyla yapılan yargılamada çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanığın beraatine karar verilmiştir.

2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/1654 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının, katılan Bakanlık vekilinin ve katılan … vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında:

a. 2014 yılında işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. 2014 yılında işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

c. 2015 yılında işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
d. 2015 yılında işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

e. 2015 yılı yaz aylarında gerçekleştiği iddia edilen çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümleriyle ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.03.2021 tarihli ve 9-2022/123566 sayılı onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; tek delilin mağdurenin aşamalardaki ifadesinin çelişkili olduğuna, şüpheden sanığın yararlanacağına, sanığın suça konu eyleminin olmadığına, mağdure tarafından anlatılanların gerçek dışı ve kurgu olduğuna, sanık cinsel istismarda bulunmuş olsa mağdur ve ailesi ile sanıkla birlikte denize gitmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığına, tanıklarının dinlenmediğine, sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesi gerektiğine, Adli Tıp raporunun özensiz ve eksik inceleme ile düzenlendiğine, incelemenin duruşmalı yapılmasına ilişkindir.

2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; alt ceza sınırından hüküm kurulmuş olmasına, takdiri indirime gidilmesine ve katılan kurum lehine vekalet ücreti taktir edilmesine ilişkindir.

3. Katılan … vekilinin temyiz istemi; kararı hem kendi adına hem de kızı … adına temyiz ettiğine, cezanın eylemin ağırlığıyla orantılı olmadığına, sanığın 2015 yılındaki kedileri göstereyim demek suretiyle cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna işlediğine, bu husustaki beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, 6545 sayılı Kanun’dan önceki hükümlerin uygulanması gerektiğine, ceza tayin edilirken alt sınırda kalmasının hatalı olduğuna, iyi hal indiriminin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

4. Katılan …’ın temyiz istemi, kararı hem kendi adına hem de kızı … adına temyiz ettiğine, cezanın eylemin ağırlığıyla orantılı olmadığına, sanığın 2015 yılındaki kedileri göstereyim demek suretiyle cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna işlediğine, bu husustaki beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, 6545 sayılı Kanun’dan önceki hükümlerin uygulanması gerektiğine, ceza tayin edilirken alt sınırda kalmasının hatalı olduğuna, iyi hal indiriminin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

5. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 2015 yılında gerçekleştiği iddia edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları oluşmadığından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Mağdure …’ün Ankara ilinde ailesi ile birlikte ikamet ettiği, yaz aylarında Pazar İlçesi Irmakyeniköy isimli köylerine geldikleri, sanık …’in mağdur …’ün halasının eşi olduğu, 2014 yılı yaz ayında mağdure …’ün halasının köydeki evinde yattığı sırada sanığın yanına gelerek kucağına aldığı ve “Kuşlara yem vereceğiz” diyerek annesinin evine götürdüğü, kapıyı kilitlediği, sanığın sırt üstü olacak şekilde uzandığı ve mağdur …’ü yüz yüze gelecek şekilde kendi üzerine yatırdığı, akabinde hem kendisinin ve hem de mağdure …’ün alt iç çamaşırlarını indirerek cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürttüğü, mağdure …’ün gidelim demesine karşın sanığın “Biraz daha” dediğini, daha sonra sanığın yaşananları kimseye anlatmamasını mağdure …’e söylediği, yine 2014 yılı yaz ayında “Kedileri doyuralım” diyerek sanığın mağdure …’ü aynı yere götürerek benzer şekilde eylemde bulunduğu, 2015 yılı yaz ayı içerisinde Pazar ilçesinde bulundukları sırada aileleri ile birlikte denize gittikleri, herkesin kayalıklara doğru gittiği bir esnada sanık ve mağdure …’ün kıyıda yalnız kaldıkları, sanığın siyah simit bir bota yattığı, …’ü de üzerine yatırdığı, mağdure …’ün alt mayosunu indiren sanığın, mağdurenin cinsel bölgesine sürtünerek kayalıklara doğru gittiği, mağdure …’ün maruz kaldığı söz konusu eylemler yönüyle izah edilen oluş kapsamında sanık …’in üzerine atlı “Zincirleme Çocuğun Cinsel İstismarı” ve “Zincirleme Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçlarını işlediği, sanık …’in, mağdure …’ün Ankara ilinden köye geldiği yaz aylarında çeşitli bahanelerle yalnız kalacakları ev ya da ahır gibi yerlere götürdüğü, ilk ve ikinci eyleminde evde bulundukları sırada kapıyı içeriden kilitlediği hususunun mağdure beyanı ile sabit olduğu, kendisinin ve mağdurenin alt çamaşırlarını aşağıya indirerek cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürttüğü, mağdure, gitmek istediğini beyan etmesine rağmen “Biraz daha” diyerek eylemini sürdürdüğü, olay tarihinde onbeş15 yaşından küçük olan mağdurenin rızasının da hukuken geçerli olamayacak olması karşısında eylem süresi itibarıyla sanığın üzerine atılı hürriyeti tahdit suçunu işlediği, sanık …’in mağdureye yönelik 2015 yılı yaz ayında mağduru kucağına alarak “gel ahırdaki kedileri sana göstereyim” demek suretiyle 5237 sayılı kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ile aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmış ise de, sanığın katılana yönelik yalnızca kucağına alıp ahırdaki kedileri göstereceğini söylemesinden ibaret eyleminde sanığın cinsel istismar içeren vücut dokunulmazlığına yönelik ve katılanı hürriyetinden yoksun kılma kastına ilişkin herhangi bir tespitin yapılamamış olması nedeniyle sanığın müsnet suçları işlediğinin sabit olmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bu eylem yönüyle beraatine karar vermek gerektiği kabul edilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince “İlk derece mahkemesince, sanığın katılan mağdureye yönelik olarak aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez gerçekleştirildiği kanaatiyle sanığın “Zincirleme Surette Çocuğun Cinsel İstismarı” ve “Zincirleme Surette Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçlarını işlediği kabul edilmiş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Dairece sanığın katılan mağdureye yönelik olarak gerçekleştirdiği iddia edilen eylemlerde, katılan mağdurenin istinaf aşamasında alınan beyanında, Ankara’da bulundukları sırada, sanığın katılan mağdure yönelik olarak herhangi bir cinsel istismar içerikli eylemde bulunmadığını beyan etmesi ve 2014 yılı ile 2015 yılı
arasında 1 yıllık uzun bir süre bulunması nazara alındığında, sanığın 2014 yılındaki eylemleri ile 2015 yılındaki eylemleri arasında suç kastının yenilendiği kabul edilmiş ve cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri açısından ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği, sanığın hürriyeti tahdit eylemlerinin süresinin cinsel istismar eylemlerinin süresi ile sınırlı olmadığı, sanığın suç tarihinde 7 yaşında bulunan katılan mağdura yönelik olarak kendisiyle gelmesini sağlamak maksadıyla hile unsuru kapsamında değerlendirilen yukarıda da belirtilen “kuşlara yem vereceğiz” ve “kedileri doyuralım” şeklinde beyanlarda bulunduğu, sanığın eylem tarihleri arasında geçen sürenin tam olarak tespit edilemediği, ancak sanığın yakaladığı fırsattan istifade ederek aynı suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere katılan mağdura yönelik farklı iki tarihte cinsel amaçla hile unsuru kullanarak çocuk yaştaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini gerçekleştirdiği, bu nedenle sanık hakkında TCK’nın 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği Dairemizce değerlendirilerek kabul edilmiş ve CMK’nın 280/2. maddesi gereğince Rize Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık … Bektaş’ın katılan mağdur …’a yönelik 2014 yılı yaz ayında ve 2015 yılı yaz ayında işlediği iddia edilen ve zincirleme şekilde uygulama yapılan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hukuki süreçte belertildiği gibi hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/1654 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararında istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan 29.03.2017 tarihli gerekçeli hükme ilişkin karar başlığında mahkeme başkanı ile üyelerin ad ve soyadlarının yazılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine muhalefet edilmesi, sanığın 2014 senesinde işlediği çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun’dan önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılması ve diğer yönlerden onanması gerektiği belirtilmiş ise de gerekçe bölümünün dördüncü bendindeki sebeplerle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

2. Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, savunma, tanık beyanları, raporlar ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanık …’in katılan mağdure …’e yönelik 2014 yılı yaz aylarında ve 2015 yılı yaz ayında işlediği iddia edilen çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini araya herhangi bir hukuki veya fiili kesinti girmeksizin aynı kast altında değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştirdiği nazara alınarak hükümler kurulması gerekirken farklı tarihlerdeki eylemlerin her biri müstakil suç kabul edilerek ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Katılan … vekili, katılan Bakanlık vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan …’ın temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede ileri sürülen sebeplerin tüm delillerle birlikte kararda gösterilip tartışıldığı, katılan … vekili ile katılan …’ın sanığın 2015 yılındaki kedileri göstereyim demek suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği belirtilmiş ise de sanığın katılana yönelik yalnızca kucağına alıp ahırdaki kedileri göstereceğini söylemesinden ibaret eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturmadığı ve bu olayla ilgili İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğu anlaşıldığından mahkeme hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. 2015 yılı yaz aylarında sanığın mağdureyi kucağına alıp ahıra götürdüğü iddiasıyla yapılan yargılamada kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın kesin olduğuna dair düzenleme uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
1. Gerekçenin dört numaralı bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan hükme ilişkin katılan … vekili ile katılan …’ın temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçenin üç numaralı bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/1654 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararında katılan …, katılan … vekili, katılan … ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

3. Gerekçenin iki numaralı bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan … vekili, katılan … vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/1654 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.