YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4567
KARAR NO : 2006/11123
KARAR TARİHİ : 24.11.2006
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı tarafın tahahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle geçersizliğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 20.maddesine göre, akaryakıt istasyonu için gerekli olan her türlü donatım malzemesinin temininin bayiye ait olduğunu, … stoklarında donatım malzemesinin mevcut olması halinde bayinin talebinin stokların müsaadesi nispetinde ve cari mevzuat esasları nispetinde karşılanacağını, …’nın malzeme tesis edip etmemekte serbest olduğunu, davalının bu yatırımları yapmasının zorunlu olmadığını, sözleşmenin kurucu unsuru da olmadığını, davacının taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşmenin hangi hallerde müvekkili şirketçe feshedileceğinin yazılı olup, bayinin sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih yetkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yanlar arasındaki sözleşme ve eki olan taahhütnamede gösterilen davalı …’nın yüklendiği taahhüdün yerine getirilmediği , bu sözleşmeye istinaden davalı …Ş tarafından davacı aleyhine açılan alacak davasının, … A.Ş’nin edimini yerine getirmeden karşı edimin ifasını isteyemeyeceği gerekçesiyle reddedilip, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve bu kararın mahkemeleri yönünden kesin delil mahiyetinde olduğu, BK.nun 107.maddesi gereğince davalının sözleşmeden kaynaklanan edimini ( taahhüdünü) yerine getirmemesi sebebiyle davacının fesih hakkı doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının talebi, sözleşmenin geçersizliğinin tesbitine ilişkindir. Başka bir ifade ile davacı olumlu tesbit talebinde bulunmuştur. Eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tesbit davası açılamaz. Zira bu gibi durumlarda dava açmakta hukuki yararın varlığından söz edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.