YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1855
KARAR NO : 2023/1847
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2136 E., 2022/2065 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 23.01.2016
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/106 E., 2021/304 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının tarım sigortası için emeklilik başvurusunda bulunduğunu, ancak emeklilik için başvurduğu tarihte prim gün sayısının 3600 gün sayısını tamamlamadığı için emekli olamayacağını bildirdiğini, Aydın SGK İl Müdürlüğüne başvurarak prim gün sayısını borclanmak istediğini beyan ettiğini, davacıya 22.392,32 TL ödemesi gerektiği bildirilmiş, davacının kurumca belirtilen miktarı Ziraat bankasına yatırdığını ancak paranın yatırılmasına rağmen müvekkilinin emekli edilmediğini gibi … Tarım Ürünleri listesinin kuruma intikal etmediği, davalı kurumun geriye dönük tescil işlemi yapılamadığı belirtilmiş, ancak müvekkil tarafından 14.03.1999 tarihli istenilen fatura kuruma ibraz edilmiş, ancak söz konusu faturanının fotokopi olduğunu ileri sürerek aslını istemiş ve müvekkilinin emekli işlemlerinin yapılmadığını iddia ederek müvekkilinin borcunun ödediği ve başvurusunu yaptığı tarih itibariyle emekliliğinin tespiti ilie bu tarihten itibaren emeklilik aylığı bağlanmasına ve emeklilik aylıklarının faizleri ile birlikte tahsiline ve yargılama aşamasında ödenen borç miktarlarının fazla olduğu tespit edilirse fazlalıkların ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, kurum aleyhine açılan davada ileri sürülen iddia ve taleplerin detaylı inceleme ve araştırma gerektirmesi, davacı tarafın iddia ettiği hususlarda kapsamlı bir inceleme yapıldıktan sonra savunmamızı içeren dilekçenin ve dellilerin ayrıntılı olarar hazırlanıp dosyaya sunulabileceği gerekçesiyle araştırma ve incelemenin gecikmesi sebepleri ile yasal sürenin cevap dilekçesinin hazırlanması delilleri ibraz etmek açısından yeterli olmayacağından cevap verme süresinin iki hafta uzatılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli 2020/106 Esas 2021/304 Karar, sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2022/78 Esas 2022/179 Karar sayılı kararıyla; davacı adına kesinti yapılan ve dosyada bulunan Mart 1999, Kasım 2004 ve Mart 2005 tevkifatları yönünden Tarım bağkur sigortalısı olarak kabulünün gerektiği, Mart 2005 tarihli prim kesintisi sonrası Şubat 2007 tarihli ürün teslimi bulunduğu ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi prim kesintisini takiben ürün teslimi bulunması ve ürün tesliminin prim kesintisinden sonra iki yıllık süre içerisinde yapıldığı gözetildiğinde davacının tarımsal faaliyetinin bu dönemde süreklilik arz ettiği anlaşılmakla bu tarihler arasınında da Tarım bağkur sigortalısı olarak kabulü gerektiği, kabul edilen sigortalılık süreleri yaşlılık aylığı için yeterli olmadığından yaşlılık aylığı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne, … 41. İş Mahkemesinin 2020/106 E., 2021/304 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.04.1999 – 31/12/1999 ve 01.12.2004 – 31.12.2007 tarihleri arası dönemlerde tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; tarımsal faaliyet ile uğraştığı dosya kapsamından anlaşılan davacının tarım sigortalılığı için ürün tesliminin olduğu yıllarda tevkifat kesintilerinin kuruma intikalinin şart olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası yargılamada; davacının ürettiği ürünlerden 1999, 2004 ve 2005 yıllarında Bağ-Kur prim kesintisinin yapıldığı, ayrıca 2007, 2010 ve 2012 yıllarında ürün tesliminin bulunduğu, davacının tarım sigortalılığı için ürün tesliminin olduğu yıllarda da tarımsal faaliyetin devam ettiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, … 41. İş Mahkemesinin 2020/106 E., 2021/304 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davacının, 01.04.1999 – 31.12.1999 ve 01.12.2004 – 23.06.2011 tarihleri arası dönemlerde tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildi.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, müvekkilinin 5510 sayılı kanunda öngörülen borçlanma şartlarını taşıdığını, yaşılık aylığı bağlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı adına 1999, 2004 ve 2005 yıllarında teslim ettiği ürünlerden kesilen tevkifatlar bulunmakta ise de, söz konusu tevkifatlar özel kuruluşlara teslim edilen ürünlerden yapıldığını, tevkifatların da Kurum kayıtlarına geçmediğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2,3,6,9 ve 10 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraflar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…