YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14731
KARAR NO : 2023/1065
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2012 tarihli iddianamesiyle, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ile beşinci fıkrası ve 110 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2013 tarihli ve 2012/5 Esas, 2013/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası; 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 110 uncu maddesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2013 tarihli ve 2012/5 Esas, 2013/92 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.04.2019 tarihli ve 2015/4805 Esas, 2019/9246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı nazara alınarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile sınırlı olarak yapılan incelemede; sanık ile müdafiinin, katılan …’in yaşına itirazda bulunmalarına ve müdafiin aşamalarda sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanmasını talep etmesine rağmen gerekçede bu hususa ilişkin savunmaya neden itibar edilmediğinin tartışılmaması gerekçesiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/295 Esas, 2019/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
5. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/295 Esas, 2019/345 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/11217 Esas, 2022/4154 Karar sayılı kararı ile söz konusu ilama uyan mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın mağdurenin hastane doğumlu olduğunun belirlenmesi nedeniyle söz konusu maddenin uygulanamayacağı şeklindeki hatalı gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına hükmedilmesi karşısında hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/245 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.11.2022 tarihli ve 9 – 2022/135973 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın hatalı olup sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama neticesinde; “Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, sanık ile mağdurenin 4 ay kadar önce tanıştıkları aynı yer de de yaşamadıkları önceden birbirlerini tanımadıkları akraba olmadıkları, olay günü sanık ile mağdurenin evlenme amaçlı kaçtıkları daha sonrasında ailenin şikayeti üzerine tahkikat başladığı mağdurenin olayın sıcaklığıyla verdiği ilk ifadesinde sanıkla rızası ile kaçıp birlikte olduklarını beyan ettiği; aileler devreye girdikten sonra alınan beyanlarında ise sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, geçmiş kayıtlarda müştekinin görüntü itibari ile yaşında da büyük gösterdiği, olay tarihinden Sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması ile bunu destekler nitelikte Kırşehir … Hastanesi Sağlık Kurulunun 24.11.2011 günlü mağdurenin kemik yaşını on sekiz yaş sonu ile uyumlu olduğunu bildirir rapor içeriği dikkate alındığında, sanığın suç tarihi itibari ile 14 yıl 8 aylık olan mağdurun yaşında hataya düşemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu bu bağlamda, sanığın atılı suçun unsurlarını belirleyen mağdurun yaşı noktasında kaçınılmaz bir hataya düştüğü kanaatine varılmakla sanığın TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükmünden faydalanması gerektiği, ilgili rapor gereği mağdurun olay tarihi itibariyle 18 yaşında olarak kabulü halinde mağdurun alınan ilk ifadeleri ve sanık ifadeleri doğrultusunda, mağdur ve sanığın olay tarihinde zorla cinsel ilişki yaşadıklarına dair bir delil bulunmadığı, dolayısıyla sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında değerlendirilmesi ile suç oluşturmadığı ve hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar dair hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verildiği anlaşılmışıtr.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece bozma üzerine gerçekleştirilen yargılama neticesinde atılı suç yönünden 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hataya düştüğü kabul edilen sanığın, buna uygun olarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
2. Yukarıda bahsedilen gerekçelerle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçenin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenle, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi 22.09.2022 gün ve 2022/245 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hükümde yer alan “…Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/3-d maddesi uyarınca sanığa CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA…” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “.. 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine ” ibaresinin yazılması ve (2) numaralı paragraftan sonra gelmek üzere “3) 03.09.2022 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari ücret tarifesinin 14/4 maddesi uyarınca aynı Tarife’ye göre belirlenen 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.