YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7374
KARAR NO : 2009/9443
KARAR TARİHİ : 08.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadatro sırasında … Köyü 112 ada 106 parsel sayılı 369.25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısemn kabulüne, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve krokide (A)=143.89 m2’lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına, (B)=225.35 m2’lik kısmın tesbit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından (B) bölümüne yönelik, davalı Hazine tarafından (A) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. Maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Davalı Hazinenin taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden ve halen de eylemli orman olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetiminin ham … niteliği ile tescile karar verilen (B) bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporunda, davalı taşınmazın eğiminin % 30 olduğu, üzerinde dağınık meşe ve gürgen ağaçlarının olduğu, bu ağaçların taşınmazın … yıllar boş kalması nedeniyle, meşe tohumlarının çeşitli faktörler etkisiyle parsel üzerine taşınması suretiyle oluştuğu ve taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olmadığı bildirilmiştir. Ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın terk edilmiş boş arazi niteliğinde ve üzerinde dağınık halde orman ağaçları olduğu, toprağının hiçbir zaman işlenmediği, eğiminin yüksek olması nedeniyle … muhafaza karakteri taşıdığı bildirilmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi, orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağının öngörmüştür. Bilimsel ve teknik olarak arazi eğiminin % 12’ den fazla olması halinde o arazi kesimi erozyonla karşı karşıya kalacağından, … muhafaza karakteri taşıdığı kabul edilmesi gerekir. Hal böyle olunca; taşınmazın saptanan bulgulara göre 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamı dışında olup, memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumuna göre batısındaki ormanın devamı niteliğinde ve halen de eylemli olarak orman sayılan yer olduğu düşünülerek, davanın tümden kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
Öte yandan orman bilirkişinin taşınmaz üzerindeki dağınık halde bulunan meşe ağaçlarının tohumlama yolu ile etraftan geldiği şeklindeki açıklamalarına itibar edilemeyeceği zira, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, davalı taşınmazın eğiminin % 30 olduğu ve üzerinde dağınık şekilde meşe ve gürgen ağaçlarının bulunduğu görülmektedir. Kaldı ki; meşe ağacı tohumunun, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün olmadığı, yerleşik bilimsel görüşlerce tartışmasız kabul edildiği, dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ve gürgen ağaçlarının % 30’lik eğim ile birleştiğinde taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde tanımı yapılan ve orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerektiği, orman sayılan bu tür yerlerdeki meşelerin insan … ile zaman zaman kesilip ortadan kaldırılması halinde dahi daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana gelmesinin bilimsel olarak mümkün olduğu, belirtilen bilimsel açıklamalar da nazara alındığında, mahkemece davacı … Yönetiminin davasının tümden kabulüne, taşınmazın orman niteliği ile tescile karar verilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek, krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünün ham … niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06.08.2009 günü oybirliği ile karar verildi.