Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/18041 E. 2009/3035 K. 23.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18041
KARAR NO : 2009/3035
KARAR TARİHİ : 23.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, ….. İlçesi, ….. Köyü 147 ada 1 parsel sayılı 4698130,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, 147 ada 1 parsel içinde kalan farklı farklı yerlere kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davacılar …, …, …, … ve ….’un davalarının reddine, … , …, …, …, …, … ve …’un davalarının kabulü ile (A)=12523,72 m2 ve (A1)=500 m2 bölümlerin …, (B)=3062,64 m2 bölümünün …, (A)=1975,53 m2 ve (C)=1623,36 m2 bölümlerinin …, (A)=18840,02 m2 bölümünün …, (A)=2723,12 m2, (B)=1642,38 m2 ve (C)=2789,87 m2 bölümlerinin …, (A)=2888,33 m2 bölümünün … ve (A)=9928,89 m2 bölümünün … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve kararın dayandığı gerekçeye göre;
1- Davacı … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 12523,72 m2 yüzölçümündeki, … tarafından dava konusu edilen ve (B) ile gösterilen 7062,64 m2 yüzölçümündeki,… tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 1975,53 m2 yüzölçümündeki, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 2723,12 m2 (B) ile gösterilen 1642,98 m2 ve (C) ile gösterilen 2789,87 m2 yüzölçümündeki, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 2888,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazların uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi ile yönetmeliğin 26-A ve J bentlerindeki şartları taşımadığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı … Yönetimi ve Hazinenin bu taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı … tarafından dava konusu edilen ve (A1) ile gösterilen 500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … Kutlu tarafından dava konusu edilen ve (C) ile gösterilen 1623,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 18840,02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 9928,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, dört tarafı çekişmeli 102 ada 1 numaralı orman parselinin dava konusu olmayan ve orman vasfı kesinleşen kısımları (eylemli orman alanları) ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasanın madde 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.Bu nedenle çekişmeli taşınmaz tüm çevresi eylemli orman alanları ile çevrili ve bu alanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı niteliğinde olduğundan gerçek kişilerin davalarının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile … Erikçi tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 12523,72 m2, … tarafından dava konusu edilen ve (B) ile gösterilen 7062,64 m2, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 1975,53 m2, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 2723,12 m2, (B) ile gösterilen 1642,98 m2 ve (C) ile gösterilen 2789,87 m2, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 2888,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara yönelik hükmün ONANMASINA,
2. bentte açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile … Erikçi tarafından dava konusu edilen ve (A1) ile gösterilen 500 m2, … Kutlu tarafından dava konusu edilen ve (C) ile gösterilen 1623,36 m2, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 18840,02 m2 ve … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 9928,89 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara yönelik hükmün BOZULMASINA 23/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.