Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7394 E. 2023/1987 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7394
KARAR NO : 2023/1987
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Şikâyetçi kadın cinayetlerini durduracağız platformu derneği vekilinin temyiz istemi yönünden; Şikâyetçinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılanlar … ve … vekili, katılan kurum vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2020 tarihli ve 2020/182 Esas, 2020/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/1586 Esas, 2022/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar … ve … Vekili ile Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız tahrik koşullarının oluşmadığına,
2. Suçun tasarlanarak işlendiğine,
3. Katılanlar … ve … lehine hükmolunan vekalet ücreti miktarının eksik olduğuna,
4. Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız tahrik indirimin azami oranda uygulanması gerektiğine,
2. Sanık hakkında kanunî olmayan gerekçeyle takdiri indirimin uygulanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 10.04.2014 tarihinde evlenen ve bu evliliklerinden 3 ve 6 yaşlarında çocukları bulunan sanık ile maktulün olay tarihi itibari ile yaklaşık 1,5 yıldır ayrı yaşadıkları, maktulün çocuklarıyla birlikte ayrı konutta oturduğu, aralarında devam eden boşanma davasının olduğu, fiili ayrılık süresince sanığın zaman zaman çocukları görmek ve gezdirmek amacıyla maktulün yaşadığı konuta gittiği, olay tarihi olan 15.05.2020 tarihinden bir gün önce sanığın kardeşi … ile köyden Aksaray’a gelen sanığın geceyi abisi …’in evinde geçirdiği, olay günü ise çocukları görmek ve bayramlık elbise almak için maktulün evine giden sanığın içeriye girerek maktulün çocuklarını hazırlamasını beklediği, bir süre sonra maktul ve çocuklarla birlikte dışarıya çıkarak iki, iki buçuk saat kadar alışveriş amaçlı gezdikten sonra tekrar eve döndükleri, hep birlikte evin içine girdikleri, bir saati aşkın süre evde kalan sanıkla maktul arasında tartışma yaşandığı, bu tartışma esnasında sanığın çocuk odasında bulundukları sırada ele geçirilemeyen bıçakla maktulü boynundan ve vücudunun çeşitli bölgelerinden 25 adet ve kesici delici alet yarasına maruz bırakacak şekilde öldürdüğü, bir süre evde kalan sanığın maktulün cep telefonunu ve olayda kullandığı bıçağı da yanına alarak çocukları evde yalnız bırakmak suretiyle evden ayrıldığı, olayda kullandığı bıçağı ve kendisine ait cep telefonunu attığı, devamında bir caminin tuvaletine giderek elini yüzünü yıkadığı ve kıyafetlerini değiştirdiği, maktulün evinde bulunan çocukların ise balkona çıkarak ağladıklarının ihbar edilmesi üzerine olay yerine polis memurlarının geldiği anlaşılmıştır.

2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. … … Y.’nin soruşturma beyanı dava dosyasında mevcuttur.

3. Maktul hakkında düzenlenen 16.05.2020 tarihli ölü muayene ve sistematik otopsi tutanağında, şahsın vücudunda boyunda boydan boya 1 adet olmak üzere, toplam 25 adet kesici delici alet yarası mevcut olduğu, 7 adet yaralanmanın ölümcül nitelikte olduğu, şahsın kesici delici alet yaralanmasının yol açtığı büyük damar, trakea kesilmesi, göğüs organları ve batın içi büyük organ yaralanmasına bağlı gelişen masif iç kanama ve solunum yetmezliği nedeniyle öldüğü belirlenmiştir.

4. Maktul ve … … arasındaki görüşmelere ilişkin HTS kayıtları, maktule ait dijital materyal imaj export raporlarına ilişkin bilirkişi raporu, görüntü inceleme tutanağı, yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında maktule yönelik kurulan hükme ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci ve oluş şekli aynı kabul edilmiş ise de; maktulden sanığa yönelen söz ve davranışların ulaştığı boyut gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Dernek Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Şikâyetçinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Katılanlar Vekillerinin Haksız Tahrik Koşullarının Oluşmadığına ve Tasarlamanın Varlığına, Sanık Müdafiinin Haksız Tahrikin Derecesine ve Takdiri İndirim Nedenine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiğinden anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılanlar Vekillerinin Vekalet Ücretine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden
1. Katılan kurum vekilinin, vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine yönelik istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesince karşılanmadığı dolayısıyla katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.810,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Katılanlar … ve … lehine vekalet ücretine hükmolunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Şikâyetçi Dernek Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Şikâyetçinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi dernek vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılanlar Vekillerinin ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
(C-1) paragrafında açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri vekalet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.02.022 tarihli ve 2021/1586 Esas, 2022/7394 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci

fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.810,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.