YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6039
KARAR NO : 2023/16920
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (Kapatılan) … Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2010 tarihli ve 2010/20 Esas, 2010/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 inci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği bu kararın 14.04.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/251 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün yukarıda belirtildiği şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; tahkikat derinleştirilmeden hakkında hüküm verildiğine, verilen cezanın haksız olduğuna, olaya bilinçli katılmadığına, sadece olay yerinden geçiyor olduğuna, korkudan ve tehdit edildiği için taş attığına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde … İlçesinde seyyar satıcılar ile Belediye zabıtaları arasında çıkan tartışma sonucunda bir şahsın gözaltına alınmasını protesto etmek isteyen grubun … İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde toplandığı, yapılan görüşmeler sonucunda dağılan grubun tekrar … Kavşağı’nda toplandığı ancak bir süre sonra gösterinin …/… Terör Örgütü ve elebaşısının propagandasına dönüştüğü ve … Kavşağı, … Caddesi, … Caddesi, … Caddesi, … Meydanı, … Caddesi’nin odun parçaları, çöp konteynırları ve kaldırım taşları ile barikat yapılmak suretiyle kapatıldığı, yaklaşık 3000 kişiyi bulan grubun sloganlar attığı, olaya müdahale etmek isteyen güvenlik güçlerine havai fişek, taş ve sopalarla saldırıldığı, kurulan barikatlarda ateş yakılarak, çevrede bulunan bir çok işyerine zarar verildiği, sanığın yasadışı slogan atan, güvenlik güçlerine taşlı saldırıda bulunan grup içinde yer alarak grupla birlikte hareket ettiğinin, güvenlik güçlerine ve çevreye taş attığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Fotoğraf tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına dayanak alınan ilama konu mahkumiyet hükümlerinin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit ve aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçlarına ilişkin olması ve 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle somut olayda 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı, bu nedenle de sanık hakkında sözü edilen hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hükümler yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. Kabule göre ise;
a. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eyleminin kullanımı itibari ile silah niteliğinde taş kullanılarak gerçekleştirilmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
b. Sanığın, görevini yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.