YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10380
KARAR NO : 2023/2102
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, taksirle yaralama
ASIL KARARLAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet
Sanık … hakkında verilen ek karar yönünden; neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 12.03.2021 tarihli ve 2020/1545 Esas, 2021/398 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık … hakkında verilen asıl karar yönünden; sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereği kesin
nitelikte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yoluna başvurulması hâlinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 Tarihli ve 2018/512 Esas, 2020/215 Karar Sayılı Kararlarıyla
1. Sanık … hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanık … hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 Tarihli ve 2020/1545 Esas, 2021/398 Karar Sayılı Kararlarıyla
1. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında; taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.03.2021 Tarihli ve 2020/1545 Esas, 2021/398 Karar sayılı Ek Kararıyla
Katılan vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
D. Tebliğname Görüşü
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2022 tarihli ve 2021/56705 sayılı temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi;
1. Sanık …’nun diğer sanığın eylemine yardım eden sıfatıyla katıldığı sabit olduğundan hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık … hakkında suçun yanlış tasnif edilerek eksik ceza verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay gününden önce sanık …’in, ilaçlama işi yapan katılan …’in oğlu ‘a ulaşarak ona evini ilaçlattığı, ancak ilacın etkili olmadığından bahisle sanığın çağrısı üzerine ‘ın olay günü yanına babası olan katılanı da alarak sanığın evine gittiği, yeniden yapılan ilaçlama sırasında aralarında tartışma çıktığı, katılanın sanığın bıçakla üzerlerine yürüdüğü iddiasına karşı sanığın katılanın yüzüne böcek ilacı sıktığını savunduğu, bu şekilde oluşan tartışma ortamında katılan ile oğlunun, sanığın evinin bulunduğu onuncu kattan aşağıya koşarak inmeye çalıştıkları, sanığın da arkalarından giderek katılanı tekme tokat darp ederek yaraladığı kabul edilerek tahrik altında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan ile oğlu tanık ‘ın anlatımlarının ana hatları ile birbirleri ile uyumlu olduğu belirlenmiştir.
4. Tanık … G.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a) … Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan 09.04.2018 tarihli;
“24.11.2017 tarihinde kasten yaralama nedeni ile Olimpos Hastanesine müracaat ettirildiği, yapılan muayenesinde; göğsüne darbe aldığı, burun üzerine arrest olarak getirilen şahsın şuurunun kapalı, genel durumun kötü olduğu, acilen entübe edilen şahsa kardiyo pulmoner rosusitasyon uygulandığı, fıbrilasyon gelişen şahsa defıbrilasyon uygulandığı, spontan kardiyak aktivite sağlandığı anlaşılmakla, arızasının; 1. Şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, 2. Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.”
b) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 22.10.2021 tarihli;
“24.10.2017 tarihinde kişinin yaşamını tehlikeye sokan durumun göğsüne aldığı darbe veya kişinin 10 katlı apartmandan hızla aşağı inmesinin neden olup olmadığı tıbben anlaşılmasının mümkün olmadığı cihetiyle bu hususta görüş bildirilemeyeceği,”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’in olay öncesi ikametinde böcek ilaçlaması için, katılanın oğlu tanık ile anlaştığı, tanık ‘ın sanığın dairesinde ilaçlama yaptıktan sonra sanığın, tanık ‘ı evdeki böceklerin ölmediğini bu nedenle yeniden ilaçlama yapması için birden fazla kez aradığı, sanığın talebi üzerine olay günü tanık ‘ın yanında babası katılan olduğu hâlde sanığın evine geldiği, ‘ın ilaçlama yaptığı sırada, aksi sabit olmayan savunmaya göre, katılanın “biz enayi miyiz” gibi sözler ile söylenmeye başlaması üzerine taraflar arasında başlayan tartışma sonucu, sanığın katılan ve tanıktan evi terk etmelerini istediği, tartışmanın büyümesi üzerine katılanın sanığın yüzüne böcek ilacı sıktığı, sanığın yüzüne sıkılan böcek ilacını yıkadığı sırada eşi (beraat eden) sanık …’dan asansörü tutmasını istediği, bu esnada tanık ‘ın asansörün önünde duran …’ya tokat vurarak, merdivenlerden aşağı doğru kaçarken, babası katılanın onuncu kattan aşağı doğru koşarak inmeye başladığı, sanığın da merdivenlerden tanık ve katılanı kovalamaya başladığı, altıncı katta oturan tanık … G.’nin, sanık …’i tutarak durdurması üzerine, “abi bırak bu adamlar yüzüme ilaç sıktı karıma da tokat attılar” diyerek kovalamayı sürdürdüğü ve zemin katta katılanı yakalayarak göğsüne yumruk vurduğu, bu sırada yetişen tanık …’nın, sanık ile katılan arasına girerek kavganın büyümesine müsaade etmediği, ancak 73 yaşında olan on kat merdiveni koşarak inmesi nedeniyle nefes nefese kalan katılanın fenalaşarak yere düştüğü ve ambulansla kaldırıldığı özel hastanede şuurunun kapalı olduğu tespit edilip, etkin masaj ile kardiyo aktivite sağlanıp, entübe edilen katılanın yoğun bakımda yer olmaması nedeniyle, başka bir özel hastaneye sevk edilip, burada beş gün yoğun bakımda kalmasından sonra tedavisinin tamamlanarak taburcu edildiği anlaşılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında eylemin hukukî nitelendirmesine ilişkin görüş farklılığı bulunduğu belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesince sanığın taksirle yaralama suçunu işlediği kabul edildiği, taraflar arasında yapılan uzlaşma sağlanamadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan
bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tebliğname görüşü
İlk Derece Mahkemesince neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf yoluyla incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmekle ve katılan vekilinin suç vasfına yönelik temyiz isteminde bulunduğu belirlenmekle, YCGK, 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yoluna başvurulması hâlinde temyiz edilebilir olması itibarıyla temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın onanmasına karar verilmesi gerektiğine yönelen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamakla birlikte sanık … hakkında taksirle yaralama suçundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. Katılan vekilinin temyiz sebebi
Katılanın 70 yaşlarında olduğu da gözetildiğinde kalp rahatsızlığı geçirebileceğinin objektif olarak öngörebildiği hâlde, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayarak bu yaştaki katılanı on kat kovaladığı ve akabinde göğsüne kasten yumruk vurduğu sabit görülmekle kalbi duran katılanda meydana gelen bu ağır neticeden sanığın en azından taksirle hareket ettiği kabul edilerek taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2020/1545 Esas, 2021/398 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/1545 Esas, 2021/398 sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.